Seljuk architecture in representation and use:from the late Ottoman Empire to the early Turkish Republic


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mimarlık Tarihi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: MICHELLE JOLEANE LYNCH KÖYCÜ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Tomris Elvan Altan Altuğ

Eş Danışman: Ali Uzay Peker

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmanın amacı, Selçuklu mimarisinin söylemsel gelişiminin biçimlendirici yıllarını, söz konusu yılların Geç Osmanlı İmparatorluğu'ndan erken Cumhuriyet Dönemine geçiş sürecinde akademik ve popüler söylemin bir konusu olarak ortaya çıkışını dikkate almak suretiyle yeniden araştırmaktır. Bu ortaya çıkışın, 20. yüzyılın ilk on yıllarında yürütülen ve büyük ölçüde entelektüelleştirilmiş 'tarihyazımı savaşları'ndan kaynaklanan salt bir metinsel olgu olarak temsil edilmesinin ötesinde bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği kanaatindeki bu tez, 19. yüzyıldan 20. yüzyılın ilk yarısına kadar geçen süreç içerisinde "Anadolu Selçuklu mimarisi" ile görsel, metinsel ve maddi düzlemde tesis edilmiş ilişkilerin izini sürerek bunları incelerken daha uzun bir tarihsel bakış açısından faydalanmaktadır. Bahsedilen dönemde 'Selçuklu mimarisi' başlığı altında değerlendirilen yapıların coğrafi, zamansal ve tipolojik parametrelerini yansıtan bu çalışma, incelenen eserlere ilişkin olarak ortaya çıkan; II. Kılıçarslan Köşkü, Antalya Surları ve Konya Surları örneklerinde rastlanan "mimari kayıp", Evdir Han, İncir Han, Susuz Han, Sahip Ata Taş Medrese örneklerinde görülen "kullanım dışı kalma", Eşrefoğlu Camii ve Hüdavent Hatun Türbesi örneklerinde gözlemlenen "tarihsel kullanımın sürekliliği", Yivli Minare Külliyesi, Mahperi 'Huand' Hatun Külliyesi ve Arslanhane Külliyesi üzerinden incelenen "kısmi adaptasyon" ve son olarak, Mevlana Külliyesi, Tokat Gök Medrese, Erzurum Çifte Minareli Medrese, İshaklı Han ve Amasya Gök Medrese örneklerinde rastlanan "tam adaptasyon" hallerinin hangi koşullarda gerçekleştiklerini, toplam on yedi mekânın değerlendirildiği bir kullanım 'ölçeği' uygulamak suretiyle sorgulamakta, bu yönüyle hem yurt içinde hem de yurt dışında 'anlatıcı' ağları tarafından üstlenilen modern anlam yaratma süreçleriyle etkileşime girmektedir.