Greenhouse gas dynamics of saline lakes: A study on the impacts of environmental change


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Deniz Bilimleri Enstitüsü, OŞİNOGRAFİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: GÜLTEKİN YILMAZ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Korhan Özkan

Eş Danışman: Meryem Beklioğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tuzlu göller, artan iklim değişikliği ve diğer insan faaliyetlerinden etkilenerek küresel karbon ve nitrojen döngülerinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışma, farklı coğrafi özelliklere sahip, özellikle artan tuzluluk baskısı altında olan yarı kurak bölgelerdeki tuzlu göllerde sera gazı salımlarını etkileyen faktörleri incelemektedir. Çalışmada literatür araştırması, uzaktan algılama yöntemleri, tahmin modelleri, saha çalışmaları ve kontrollü mezokozm deneylerini birleştiren çok yönlü bir yaklaşım benimsenmiştir. Araştırma, tuzluluk, sıcaklık, iklimsel etkiler, ötrofikasyon ve besin zenginleşmesinin metan (CH4), karbondioksit (CO2) ve azot protoksit (N2O) emisyonları üzerindeki etkileşimini incelemiştir. Bulgularımız, özellikle iç kesimlerdeki tuzlu göllerin önemli CH4 ve N2O kaynakları olabileceğini, ve baloncuk yoluyla gaz salımının (ebullition) tuzlu göllerde küçük ancak potansiyel olarak önemli bir emisyon yolu olduğunu ortaya koymuştur. Tuzluluk, CH4 emisyonlarını azaltırken, sıcaklık tüm sera gazı emisyonlarını artıran temel bir itici güç olarak ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, sıcaklığın etkisi çalışma alanlarına göre farklılık göstererek, ekosistem metabolizması ve besin döngüsü gibi ikincil faktörlerin rolünü vurgulamıştır. CH4'ten farklı olarak, N2O ve CO2 emisyonlarının gelecekte artması beklenmektedir, bu da artan tuzluluk, ötrofikasyon, önemli göl alanı kayıpları ve sık görülen kuraklık dönemlerinin etkisiyle iklim zorlamasına neden olan CH4 emisyonlarındaki azalmanın etkisini hafifletebilir. Bu çalışma, tuzlu göllerin çevresel değişime duyarlılığını vurgulamakta ve sera gazı emisyonları ile ekosistem sağlığı arasındaki bağlantının altını çizmektedir. Etkin sera gazı azaltma stratejileri, ekosistem bozulmasının temel nedenlerini ele almalıdır, çünkü artan emisyonlar daha geniş çevresel sorunların bir belirtisidir.