DISPOSITION TO RUPTURE: RESILIENCE THINKING AS A COPING MECHANISM IN THE FACE OF UNCERTAINTY OCCURRING IN THE URBAN SPACE
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: HELİN BİNGÖL
Danışman: Funda Baş Bütüner
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Değişkenliğin ve değişimin zengin olduğu dinamik ve sürekli devinen sistemler, yüksek miktarda belirsizliğe sahip olma eğilimindedir. Öngörülemeyen hareketler ve belirsizlikler yaratan sürekli değişimler, kentsel bağlamda yavaş yavaş ve aniden meydana gelir. Dolayısıyla bu çalışma, belirsizliğin - hızlı değişimler, paradigma kaymaları, yer değiştirmeleri (yani insanların, programın ve bazen bizzat yerin göçü) ve programlardaki değişikliklerin - kentsel kırılma olarak ortaya çıktığını ortaya koymaktadır. Kırılma, öngörülemeyen veya belirsiz bir değişime karşılık gelen bir değişimi ifade eder ve kentlerde farklı ölçek ve bağlamlarda önemli etkilere neden olabilir. Başka bir deyişle kırılma, yapılı çevreyi öngörülemeyen şekillerde dalgalandıran yıkıcı bir olay olarak tanımlanabilir. Daha geniş ölçekte ise savaş/şiddet, salgın/bulaşma, teknolojik değişim veya başarısızlık, çevre felaketi/küresel felaket, göç/kitlesel yerinden edilme kırılmalar olarak değerlendirilebilir. Yapılı çevre programında ve uyum sağlama kapasitesinde planlanmamış bir değişiklik bile bir kırılma olarak tanımlanabilir. Bunları göz önünde bulundurarak bu çalışma, ne tür bir tasarım düşüncesinin kırılmalarla uyumlu olabileceğini sorgulamaktadır ve esneklik ve ekolojik mekan anlayışı perspektifinden, mekan oluşturmanın statik yollarına karşı eleştirel bir konum almaktadır. Ayrıca, belirsizlik karşısında başa çıkma mekanizması olarak dirençlilik düşüncesini de tartışmaktadır. Bunu yaparken, dirençlilik strateji yönergeleri, kırılma vakalarını ele alarak dirençlilik yaklaşımları sunan kentsel projeler ve son olarak da bu konularda farkındalık yaratarak gündeme getiren sergiler gibi mekânsal meselelerin çeşitli örnekleri açısından farklı kırılma ve dayanıklılık vakaları tez çalışmasında incelenmektedir. Ayrıca bu çalışma, senaryo matrisi metodu aracılığıyla Gölbaşı Düzlüğü, Ankara örneğini ele alarak kırılmalarla ve belirsizliklerle baş ederken alternatif düşünmenin önemini de gerekli kılmaktadır. Alternatif düşünceye olan ihtiyaç, gözlemlenebilir zorluklarla mücadele eden geleneksel yaklaşımlara karşı çıkan, belirsizliğin arttığı bir dünyada artan baskı altında olan dünyadaki politik, ekonomik ve ekolojik sistemlerden kaynaklanmaktadır. Bu çalışma, kırılmalar ve belirsizliklerle başa çıkabilmek için gelecekteki belirsizlikleri esnek ve yeni bir şekilde tasarlamaya ve düşünmeye olanak tanıyan senaryo matrisi yöntemini benimsemektedir. Yöntemin esnekliği, perspektifi geleneksel yaklaşımların ötesine genişleten geleceğe dair anlatılar geliştirmeye yardımcı olduğu gibi, bağlamda dayanıklılık stratejileri için bir yer açarken belirsizlik karşısında olası gelecek stratejilerinin geliştirilmesine de yardımcı olmaktadır. Bunların ışığında, bu tez çalışması Ankara Gölbaşı Düzlüğü bağlamında olası ancak belirsiz kırılma durumlarını öngörmek amacıyla araştırma yapmıştır ve senaryo-matris yöntemiyle senaryolar geliştirilmiştir.