Investigating the homo-dimerization of ADGRD1/GPR133 andADGRG5/GPRr114 via resonance energy transfer techniques
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyolojik Bilimler Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: BERKAY DEMİRBAŞ
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Çağdaş Devrim Son
Eş Danışman: Orkun Cevheroğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:G protein kenetli reseptörler (GPKR'ler), memelilerdeki en büyük plazma zarı protein ailesidir. Hücre dışı ligand bağlanması yoluyla konformasyonel bir değişiklik meydana gelir ve sinyal iletimi başlar. GPKR'ler üzerinde etki eden hücre dışı ligandlar; hormonlar, nörotransmiterler, iyonlar, ışık ve hatta mekanik kuvvetler olabilir. Canlı hücrelerde, GPKR'lerin homo- ve/veya hetero-oligomerik kompleksler oluşturduğu bilinmektedir. Bu komplekslerin reseptör olgunlaşması, hareketi ve sinyal iletimi üzerinde etkileri vardır. Adhezyon G protein kenetli reseptörler (aGPKR'ler), memelilerde bulunan GPKR'ler arasında ikinci en büyük ailedir ve hücre yüzeyindeki hücre dışı hücresel matris proteinleri ve çeşitli ligandlarla etkileşime girdikleri, ayrıca doku ve organ gelişimini module ettikleri bilinmektedir. Adhezyon GPKR'leri, en az çalışılan hücre yüzeyi reseptörleri arasındadır. Bu nedenle, oligomeric yapıları, diğer GPKR ailelerinin aksine henüz tam olarak bilinmemektedir. Mevcut çalışmada, aGPKR'lerin iki üyesi olan, ADGRD1/GPR133 ve ADGRG5/GPR114 reseptörleri, floresan veya biyoluminesan proteinler ile işaretlenip, canlı hücrelerde BRET ve FRET teknikleri kullanılarak homo-oligomerizasyonları incelendi. ADGRD1'in glioblastomada upregülasyonu düzenlediği bilinmektedir. ADGRG5'in bağışıklık hücrelerinde önemli rolü vardır. Bu nedenle, reseptör oligomerizasyonunu ve bunun sonuçlarını anlamak, önemli fizyolojik ve patolojik rollere sahip olan bu merak uyandıran reseptörler için çok önemlidir. Bulgular, ilk kez ADGRD1 ve ADGRG5'in oligomerik kompleksler oluşturduğunu ve bu çalışmada bildirilen yöntemlerin bu reseptör oligomerizasyonlarının fizyolojisinin araştırılmasına yol açacağını düşündürmektedir.