Ethical self formation in slow fashion: The case of the sewing community on Instagram


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SOSYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: NAZ NİSAN AKTÜRK

Danışman: Barış Mücen

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yavaş moda, literatürde kuralları ve prensipleri sabit, sınırları net bir şekilde çizilmiş bir hareket olarak tanımlanmaktadır. Yavaş moda pratiklerini uygulayan kişiler ve toplulukların bunu günlük hayatlarında ne şekilde uyguladıkları üzerine bir çalışma bulunmamaktadır. Bu tezin amacı, sosyal medya üzerinden kıyafet dikimi etrafında bir araya gelmiş sanal bir topluluğun parçası olan insanların, sürdürebilirlik ve etik tüketim normlarını topluluk içerisinde ne şekilde oluşturduklarını tartışmaktır. Bu tez topluluk üyeleri ile gerçekleştirilen 25 adet derinlemesine mülakat ve 2 yıl süren katılımcı gözlem sonucunda toplanan verilere dayanarak sanal toplulukların kurulma ve korunma pratiklerinin, yavaş moda normlarının oluşmasına ne şekilde katkıda bulunduğunu, kıyafet dikme ve satın alma pratiklerinin, etik birer pratiğe ne şekilde dönüştürüldüğünü göstermektedir. Bu tezde Foucault'nun etik tartışmalarından hareketle sanal dikiş topluluğu içerisindeki yerleşik ritüellerin, bilgi paylaşım yöntemlerinin, topluluğu diğer gruplardan ayıran sembolik sınırların ve kapsayıcılık pratiklerinin önemi tartışılmıştır. Bunlar birer topluluk kurma ve koruma pratikleri olarak tartışılıp topluluk üyelerinin bu tür pratikler üzerinden kendilerini topluluk içerisinde ne şekilde tanımladıkları ve topluluğa dahil olmaları ile birlikte yavaş moda yükümlülüklerini ne şekilde üzerilerinde hissetmeye başladıkları sorgulanmaktadır. Sürdürülebilirliği uygulamanın, kıyafet dikme ve satın almanın en etik yollarının, bu sanal topluluk içerisinde oluşturulduğu ve bunların bilgisinin yine sanal topluluk üzerinden paylaşıldığı tartışılmıştır. Topluluk üyelerinin topluluk içerisindeki etik üretim ve tüketim faaliyetlerine katılımları sonucunda kendilerini etik birer birey olarak oluşturdukları vurgulanmaktadır.