Cretaceous/Paleogene Boundary in the Haymana Basin, Central Anatolia, Turkey: Micropaleontological, Mineralogical and Sequence Stratigraphic Approach.


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2008

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: Selen Esmeray

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Demir Altıner

Eş Danışman: Sevinç Altıner

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Orta Anadolu'da yer alan Haymana Havzası'nda Kretase/Paleojen sınır tabakaları boyunca mikropaleontolojik, mineralojik ve sekans stratigrafik çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Kireçtaşı ve marnlardan oluşan 29,41 metrelik bir kesit ölçülmüş ve bu kesit boyunca alınan 90 adet örnek incelenmiştir. Biyostratikrafik ve kronostratigrafik çalışmalar planktonik foraminiferlerle yapılmıştır. 64 adet tür tayin edilmiş ve 5 adet biyozon belirlenmiştir. Bu biyozonlar, aşağıdan yukarıya doğru, Maastrihtiyen'de Planoglobulina acervulinoides zonu, Racemiguembelina fructicosa zonu, Pseudoguembelina hariaensis zonu; Erken Daniyen'de ise Guembelitria cretacea (P0) zonu ve Parvulorugoglobigerina eugubina (P1a) zonudur.Sınır birimleri boyunca görülen mineralojik değişimleri belirleyebilmek için, örneklerde X-ışını kırınımı (XRD) metodu ile tümkaya ve kil mineralleri incelenmiştir. Kayaçları oluşturan ana mineraller kalsit, kuvars, feldispat ve kil minerallerinden simektit (montmorillonit) ve klorittir. Sınır birimlerinde kalsit mineralinin yüzdesinde bir düşüş gözlemlenirken, kuvars ve feldispat gibi detrital minerallerde ve kil minerallerinde bir artış tespit edilmiştir.Alanın çökelim tarihçesini belirleyebilmek için detaylı mikrofasiyes çalışmaları gerçekleştirlmiş ve 10 adet mikrofasiyes tipi belirlenmiştir. Belirlenen mikrofasiyes tipleri çökelimin yamaçtan havzaya doğru bir bölgede gerçekleştiğini göstermektedir. Mikrofasiyes analizleri temel alınarak sekans stratigrafisi çatısı oluşturulmuştur. Kretase/Paleojen sınır birimlerinin transgresif sistem çökelleri ile yüksek deniz seviyesi sistem çökelleri geçişinde, ve bir maksimum sellenme yüzeyine denk gelecek şekilde çökeldiği belirlenmiştir. Sınır birimleri, dünyanın farklı bölgelerdeki Kretase/Paleojen sınır birimleri ile benzerlik göstermekte, bu durum da havzadaki östatik deniz seviyesi değişimlerinin tektonik kontrollü değişimlerden daha baskın olduğuna işaret etmektedir.