Vulnerability of coastal archaeological sites of turkey to sea level rise


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: İREMNAZ KÖSEM

Danışman: Gülizar Özyurt Tarakcıoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kıyılar, tarih boyunca kültürel etkileşimin ve ticaretin merkezleri olmuştur, günümüze ulaşan kültürel miras alanları da bunu açıkça göstermektedir. Bu alanlar, sanatsal ve tarihi nitelikleriyle toplumun özünü yansıtırken aynı zamanda da ekonomik ve sosyal kalkınma için önemli kaynaklar sağlıyor. 8333 km uzunluğundaki kıyı şeridiyle Türkiye, çok sayıda kültürel miras alanına sahip ülkelerden biridir. Ancak iklim değişikliği sebebiyle deniz seviyesinin yükselmesi ve bu alanları olumsuz etkilemesi öngörülmektedir. Çalışma kapsamında, Türkiye kıyılarında bulunan ve ilgili yasalarla koruma altına alınmış olan arkeolojik miras alanlarının deniz seviyesinin yükselmesi ve etkilerine (kıyı erozyonu, su baskını ve ekstrem su seviyeleri sebebiyle kalıcı arazi kaybı) karşı kırılganlığı değerlendirilmiştir. Bu amaçla, miras alanlarının bulunduğu kıyıların kırılganlığını, bu alanların hassasiyetleri ve uyum kapasiteleri ile bütünleştiren bir Kültürel Miras Kırılganlık Değerlendirme Modeli (CCHVAM) geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, Türkiye'deki kıyısal kültürel miras alanlarının %35'ten fazlasının, hem SSP2-4.5 hem de SSP5-8.5 senaryolarına göre, viii deniz seviyesi yükselmesine karşı yüksek kırılganlığa sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca değerlendirilen alanlardan iki tanesi için kıyı erozyonu analizi da yapılarak model çıktılarının tutarlılığı kontrol edilmiştir. Anemurium Antik Kenti ve Soli-Pompeiopolis Antik Kenti kıyılarında DSAS ve ShorelineS Modeli ile yapılan analizler, bu alanlardaki birçok antik yapının doğrudan sahilde bulunduğunu ve kıyı erozyonu tehdidi altında olduğunu ortaya koymuştur. Son olarak, yapılan projeksiyonlar, bu iki bölgede 2050 yılına kadar kıyı çizgisinin kıyı yönünde 20 metreden fazla ilerleyeceğini göstermiştir.