Film as a medium for unfolding the relationship between architecture and the city


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MİMARLIK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: MELİS ERDEM

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Esin Kömez Dağlıoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Film ve film yapım teknikleri, mimariye ve kente dahil edilebilen güçlü araçlardır. Film ve film yapım teknikleri uzun süredir ele alınmıştır ve mimaride çeşitli tartışma ve fikirlerde izlenebilmektedir. Dijital güdümlü mimarinin ortaya çıkmasıyla birlikte, filmin diğer alanlara entegrasyonu, bu teknoloji filmin doğasında var olan özellikleri benimsediği için yeni bir ivme kazanmıştır. Bununla birlikte, bu söylem 1960'larda ve 1990'larda daha derinleşerek, eleştiri katmanlarına dönüşmüştür ve teknik aksaklıklara rağmen dijital gelişmeler için genel bir arka plan oluşturmuştur. Bu tez, 1960'lar ve 1990'lar arasındaki dönemde üç vaka çalışmasını tekrar gözden geçirerek, filmin mimarlık ve kentte bir araç olarak öncü rolünü keşfetmeyi amaçlamaktadır. Bu araştırma, filmin mimariye bir araç olarak entegrasyonunun, mimarlara, tasarımcılara, şehir planlamacılarına ve araştırmacılara tasarım yaparken, araştırırken veya incelerken, nasıl katkıda bulunabileceğini üç farklı şekilde ortaya koymaktadır: Robert Venturi, Denise Scott Brown ve Steven Izenour'un Las Vegas Stüdyosu (1968), Bernard Tschumi'nin Manhattan Transcripts'i (1976-1981) ve Rem Koolhaas'ın Jussieu Kütüphaneleri (1992). Önceki örnek olay incelemelerini yeniden gözden geçirerek, bu tez, film ve film yapım tekniklerini mimariye entegre etmenin farklı son ürünler üretebileceğini, deneyime odaklanabileceğini, mekânla aktif olarak etkileşime girebileceğini, yeni tasarım konseptlerini tanıtabileceğini ve mimarinin tanımını genişletebileceğini göstermektedir.