The Effects of Marine Protected Areas on the Ecosystem in the Eastern Mediterranean


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Deniz Bilimleri Enstitüsü, Deniz Biyolojisi ve Balıkçılık Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: DENİZ EŞKİNAT

Danışman: Ali Cemal Gücü

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Deniz Koruma Alanları (DKA), çeşitli stres faktörlerinden etkilenen bozulmuş deniz ekosistemlerini onarmak için en sık kullanılan araçlardır. Birçok çalışma sayesinde DKA'ların etkinliği kabul edilmiş ve kanıtlanmış olmasına rağmen Doğu Akdeniz gibi yabancı türlerin baskısı altındaki alanlarda ne kadar etkili olabildikleri hâlen tartışma konusu olmaktadır. Dolayısıyla, DKA'ların bu tür alanlardaki etkinliğini anlamak ve DKA'ların doğru ve etkin bir şekilde kurulup yönetilmesini sağlamak için var olan bu boşluğun doldurulması büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda, 1980'lerin sonunda yoğun balıkçılık baskısı nedeniyle bozulan bir bölgedeki koruma önlemlerinin ekosistem üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Sunulan çalışmada öncelikle 1983'ten 2023'e kadar uzanan ve ticari olarak avlanan yetişkin balık popülasyonlarının koruma alanının kurulmasından önceki ve sonraki durumunu yansıtan bir zaman serisine odaklanılmıştır. Kısmen korunan Balıkçılık Kısıtlı Alanı'nın (BKA) sınırları içinde ve dışında dip trolü kullanılarak yürütülen araştırmalardan toplanan biyokütle ve tür sayıları verileri, koruma önlemlerinin balık popülasyonları ve yabancı türler üzerindeki etkilerini değerlendirmek için analiz edilmiştir. Çalışmanın ikinci odak noktasında ise koruma önlemlerinin uygulanmaya başlandığı ilk yıllar ve 20 yıl sonrası olmak üzere iki farklı zaman dilimini yansıtan Tam Koruma Alanı (NTZ) içindeki yavru ve genç balıklara odaklanılmıştır. NTZ sınırları içinde ve dışında, sığ infralittoral bölgede bulunan, yavru balıklar için önemli olan hassas alanlarda sualtı görsel sayım yöntemiyle kaydedilen gözlemler, biyoçeşitlilikte zaman içinde meydana gelen değişimleri ve koruma önlemlerinin yabancı türler üzerindeki etkilerini değerlendirmek için analiz edilmiştir. BKA içindeki balıkçılık kısıtlamalarının, ticari olarak hedeflenen balık stoklarını olumlu bir şekilde etkilediği ve balık popülasyonlarının biyokütle değerlerinin yıllar içinde iyileştiği görülmüştür. Yabancı türlerin biyokütlesinde hem BKA içinde hem de dışında bir artış gözlenmesine rağmen, biyokütleleri BKA içinde daha düşük bulunmuştur, bu da koruma önlemlerinin yabancı türlerin yayılmasını yavaşlattığını göstermektedir. Bu sonuçlar, koruma önlemlerinin yabancı türlerin yayılmasını azaltmada ve ekosistemleri onarmadaki önemli rolünü açıkça göstermiştir. Öte yandan, NTZ içinde yapılan analizler daha farklı sonuçlar sergilemiştir. Koruma önlemlerinin uygulandığı ilk yıllarda NTZ içinde yerli tür çeşitliliğinin korunmayan alanlara kıyasla daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Ancak, 20 yıl sonra NTZ içinde yapılan gözlemlerde tam tersi bir durum gözlemlenmiştir. Yerli türlerin çeşitliliğinde bir azalma meydana gelmiş, yabancı türlerin çeşitliliği ve başarısı (tür zenginliği ve eşitliğine dayanarak tahmin edilen değer) artmıştır. NTZ dışındaki alanlarda ise yerli türler iki zaman dilimi boyunca değişmeden kalmış ve yabancı türler NTZ içinde gösterdikleri kadar başarı göstermemiştir. NTZ dışında gözlemlenen düşük yabancı tür çeşitliliği ve başarısı, bu alanlarda yabancı türleri hedef alan ve böylece popülasyonlarını kontrol eden küçük ölçekli balıkçılık faaliyetlerine atfedilmiştir. NTZ içinde balıkçılığa bağlı bu tür bir kontrol olmaksızın, yabancı türlerin koruma önlemlerinden faydalanarak avantaj kazandığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, NTZ içindeki infralittoral bölgeyi birbiri ile paylaşan bazı yerli türlerin zamanla kaybolması, başarılarının ve çeşitliliklerinin azalması, yabancı türlerin ekosisteme dahil olduktan sonra yerli türlerin habitat dinamiklerini bozmasına atfedilmiştir. BKA ve NTZ arasındaki bu zıt sonuçlar, koruma çabalarının yabancı türler üzerindeki etkisinin, korunan habitatın yapısına, balık gruplarının yapısına ve uygulanan koruma önlemlerinin seviyesine bağlı olarak değişebileceğini göstermektedir. Bu bulgular ayrıca, yüksek yabancı tür baskısına maruz kalan alanlarda yabancı türlerin etkilerini azaltmak ve yavaşlatmak için balıkçılığın bir araç olarak kullanılabileceğini de düşündürmektedir. Ek olarak, biyolojik çeşitliliği artırma veya balık stoklarını onarma amacıyla, Doğu Akdeniz gibi yabancı türlerden etkilenen ekosistemlerde DKA'lar kurarken, bu koruma çabalarının etkinliğini sağlamak için planlama sürecinde yabancı türlerin etkisinin de göz önüne alınması önemlidir.