Conscious architecture: The influence of hermetic philosophy on the theory and practice of architecture during the Renaissance period


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mimarlık Tarihi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: DUNYA ALWATTAR

Danışman: ALİ UZAY PEKER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Rönesans Dönemi'nde, mimarlık kuramı yapıyı kutsal bir sanat; yapılı çevreyi de kutsal bir alan olarak tanımladı. Bu kuram, felsefe tarafından yönlendirilen bir zihin durumunun ürünüydü. Üzerinde, pagan dinine duyulan tutkunun izi bulunduğu gibi; bu duruma Doğu esoterizmine (bâtınîlik) uzun süreli maruz kalış da yol açmıştı. İlâhî felsefe ve mimarlık arasındaki bağ, belki de en yaygın olarak on beş ve on altıncı yüzyıllarda gerçekleşti. Bu anlayışın geçerlilik kazanması, belli ki yeniden canlandırılan ve temeli Kaldeliler İskenderiyesinde yaygın bir antik dünya görüşü geleneği olan, Rönesans Hermetisizmi içinde oldu. Avrupa'nın çeşitli bölgelerindeki Rönesans aydınları Mısır ülkesinden yayılan kutsal bilgeliği takdir ediyordu. Onlar, hikmet okulu denilen geleneğin, hürmet edilen kurucularına hayranlık besliyordu. Batı imgeleminde, bu kurucuların, Thoth-Hermes-Mercurius'a kadar geri giden asil bir nesilden geldiği nakşedilmişti. Batı Rönesansı'na özgü, bilgi arayışındaki zihniyet, düşünsel gelişimin hem kuramsal hem de uygulamalı alanlarında ifade edildi. Hermetisizmin görsel ve edebî simgeleri sanat ve mimarlık eserlerinde sürekli olarak betimlendi. Tekrarlayan bir efsane ve gizemcilik teması, Doğu'ya ait doğa felsefesinin Rönesans dönemi mimarisine katılan aktörler üzerindeki etkisi hakkında sağlam bir tanıklık sağlar.