Neogene paleomagnetic analysis of Northwest Anatolia


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: MERYEM DİLAN İNCE

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Nuretdin Kaymakci

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kuzeybatı Anadolu, dağınık genişleme ve transtansiyonel tektonik ile ilişkili Miyosen deformasyonunun mekânsal ve zamansal evrimini anlamak açısından kilit bir bölgedir. Bu çalışma, kuzeybatı Anadolu'daki seçilmiş Neojen havzalarında yüzeylenen Miyosen yaşlı volkanik ve sedimanter birimler üzerinde gerçekleştirilen bütünleşik paleomanyetik ve kinematik analizleri sunmakta ve düşey eksen etrafındaki rotasyonların nicel olarak belirlenmesini ve bu rotasyonların havza ölçeğindeki deformasyon ile ilişkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Yeni paleomanyetik veriler, düşey eksen etrafındaki rotasyonların sistematik ve zamansal olarak ayrışmış bir karakter sergilediğini göstermektedir. Erken Miyosen birimleri baskın olarak saat yönünde rotasyonlar kaydederken, Orta–Geç Miyosen birimleri genellikle daha büyük büyüklüklere sahip saat yönünün tersine rotasyonlarla karakterizedir. Bu rotasyonlar, tekil havzalar içinde ve komşu havzalar arasında belirgin bir mekânsal tutarlılık sunmakta olup, yerel ya da noktasal etkilerden ziyade bölgesel deformasyon örüntülerini yansıttıklarını göstermektedir. KD-GB doğrultulu havzaların karşılaştırmalı analizi, Gördes Havzası'nın Akhisar ve Bigadiç alanları ile benzer rotasyon yönleri ve zamanlaması sergileyen ortak bir dönme geçmişine sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşılık, Demirci ve Selendi havzaları, rotasyon örüntüleri ve gerilme yönelimleri açısından güneydeki gruptan belirgin şekilde ayrılan, kendi içinde tutarlı ayrı bir kinematik alan tanımlamaktadır. Bu sonuçlar, kuzeybatı Anadolu'daki KD-GB doğrultulu havzaların Miyosen boyunca tek ve uniform bir tektonik rejim altında gelişmediğini, aksine mekânsal olarak heterojen havza gelişim süreçlerini kaydettiklerini göstermektedir.