Subaqueous Paleoseismological Investigation in the Varved Sediments of Köyceğiz Lake (SW Anatolia)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: Ayşegül Doğan

Danışman: Ulaş Avşar

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Fay üzerinde hendek açma, en yaygın paleosismik çalışma yöntemi olmasına karşın son on yılda sualtı paleosismoloji araştırmalarının da sayısı oldukça artmıştır. Göl paleosismolojisi araştırmaları geniş ölçüde kütle hareketi çökelleri (KHÇ) ve yumuşak sediman deformasyon yapılarına (YSDY) odaklanmaktadır. Deprem kaynaklı şiddetli yer sarsıntılarının beslenme alanındaki erozyon miktarını geçici olarak arttırması olarak tanımlanan Beslenme Alanı Tepkisi (BAT) eski depremlerin bir diğer sedimanter izidir. Bu çalışma, uzunlukları 98.80- 138.70 cm arasında değişen 19 adet gravite karot boyunca Köyceğiz Gölü'nün varvlı sedimanlarındaki paleosismik izlerin incelenmesidir. Yüksek çözünürlüklü element profilleri ile optik görüntüler ITRAX mikro-XRF tarayıcısı kullanılarak elde edilmiştir. Varve kronolojisi bir karotun ITRAX optik görüntüsü ve XRF datasına dayanılarak oluşturulmuştur ve diğer karotlar Ca/Ti profilleri kullanılarak stratigrafik olarak deneştirilmiştir. Köyceğiz bölgesinde son 600 yılda kayda değer depremler yaşanmış olmasına rağmen, gölün istifinde KHÇ izine rastlanmamıştır. 1959 depremine ait BAT ise tüm karotların Cr/Ti profillerinde oldukça belirgin anomaliler olarak gözlenmiştir. Ancak 19. yüzyıl ortalarında meydana gelen depremlerin BAT'ları yalnızca beslenme alanı çok daha büyük olan kuzey havzada gözlenmiştir. Köyceğiz sedimanlarındaki YSDY'ler fayları, intraclast breşleri ve lamina bozukluklarını içermektedir. Zamansal olarak bölgedeki depremler ile deneştirilebilen birçok YSDY'nin yanında, birbiriyle ve de depremler ile uyuşmayan bir çok YSDY de tespit edilmiştir. Bu gözlem depremlerin sadece su/sediman sınırında değil istifin daha derinlerinde de deformasyon yaratabileceğini göstermektedir. Ayrıca, depremlerin ürettiği En Yüksek Yer İvmesi (PGA)'nin yanında, En Yüksek Yer Değiştirme (PGD) değerlerinin de sedimanlardaki YSDY'lerin oluşumunda etkin bir faktör olabileceği bulunmuştur.