Türkiye-Azerbaijan relations and Karabakh War


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Avrasya Çalışmaları Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: ÜLKER AYÇA DEMİR

Danışman: Ayça Ergun Özbolat

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez, İkinci Karabağ Savaşı'nın ve bu savaş sırasında Türkiye ve Azerbaycan'ın resmi karar alıcılarının söylemlerinin, savaş sonrası ilişkilerde karşılıklı ve ortak güvenlik algılarında nasıl değişiklikler yarattığını açıklamayı amaçlamıştır. Tez hem 90'larda patlak veren Birinci Karabağ Savaşını hem de ve özellikle 2020'de 44 gün süren İkinci Karabağ Savaşı'nı problematize eder. Bu araştırma, tam teşekküllü bir teorik model önermese de inşacı teori ve bölgesel güvenlik temalarıyla ilişkilendirilebilecek kavramların ışığında, Türkiye ve Azerbaycan arasında 44 Gün Savaşı boyunca süreklilik teşkil eden "dayanışma, kardeşlik, ve birlik" ve "tek millet, iki devlet" gibi söylemleri analiz edilmiştir. Sonuç olarak bunların savaş sonrası dönemde güvenlik ve savunma gibi alanlarda birleşme, entegrasyon ve kurumsallaşma ile sonuçlandığını tespit etmiştir. Savaş sırasında ve sonrasında ulusal ve uluslararası platformlarda sergilenen bu dayanışma ruhu, ikili ilişkilerde niteliksel bir sıçrama yaratarak ilişkilerin stratejik partnerlikten müttefiklik seviyesine yükselmesine yol açmıştır. Bu sonuca, 1991-2020 ve 2020 sonrası dönemler, her iki ülkenin bölgesel ve uluslararası güvenlik algıları karşılaştırılarak varılmıştır. İkinci Karabağ Savaşı sonrası Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, güncel literatürde daha çok askeri işbirlikleri, tatbikatlar ve enerji gibi alanlara odaklanılarak ele alındığından bu tez, iki dost ülke arasında savaş boyunca sürmüş olan diyaloğun ve dayanışmanın önemine ve daha sonra derinleşen kurumsal güvenlik bazlı ilişkilerin önemine vurgu yapmaktadır. Neredeyse yalnızca Türkçe ve İngilizce kaynakların kullanılmış olması ve karar alıcılar ve siyasetçiler gibi öznelerin yer aldığı bir elit mülakatı yapılamamış olması bu tezin bir kısıtıdır.