The formation of the self as mental unity and moral agency in Hume's philosophy


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2008

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: FUNDA NESLİOĞLU

Danışman: DAVİD GRÜNBERG

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez David Hume'un felsefesinde ben'in kuruluş süresince ortaya çıkan aşamaları incelemeyi amaçlamaktadır. Hume'a göre, ben ? bir kişinin bilincinde olduğu yaşamının bütünü ? olarak tanımlayabileceğimiz yalın ve tikel bir izlenime sahip değiliz. Buna rağmen, dikkate alınması gerekli kişisel bir özdeşlik idesine sahibiz. Hume bu ideyi algılarımızın geçiciliğine dikkat çekerek açıklamaya girişir ve bundan hepimizin birer farklı algılar demeti olduğumuz sonucunu çıkarır. Ancak, böyle bir düşünüşün sonucunda, gurur ve tevazu gibi dolayımlı tutkuların gerektirdiği `ben idesi' ile zihinselliğin çağrıştırdığı `ben idesi' arasındaki ilişkinin yeterli bir açıklamasını vermeyi başaramadığını ileri sürer. Bu tezde, `ben'in sözkonusu iki yanının çelişmediği, ancak birlikte-varolduklarından sözetmenin daha doğru olduğu; `ben'in sözkonusu iki yanının bu türden birlikte-varoluşunun, görgül bir kanıt olarak kabul edilmesi gerektiği gösterilmeye çalışılmaktadır. Bu, ben'in sadece bir algılar demeti olmadığı, ancak en azından algıların ilişkisel bütünlüğünün çok özel bir biçimi olduğu anlamına gelmektedir.