The production and consumption of indebted subjectivity


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: BERKAY KABALAY

Danışman: Reşide Ömür Birler

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez neoliberalizmde siyasal bir iktidar ilişkisi olarak bireysel borçlandırmanın nasıl işlediğini tartışmaktadır. Araştırmanın temel iddiası, literatürde yaygın olan kanının aksine, borçlandırılmış öznelerin borçlandırma ilişkisinin işleyişini açıklamakta önemli bir rol oynadığıdır. Mikro-düzeyin analize dahil edilmesi borçlandırılmış öznelerin borçluluk hallerini ve ilgili pratik ve söylemlerini göz önünde bulundurmayı gerektirir. Bu amaçla Türkiye'de borçlularla mülakatlar yapılmış ve elde edilen veriler aracılığıyla bu iddia desteklenmiştir. Tezde ilk olarak, borçlandırmanın işleyişini açıklamadan önce, araştırmanın teorik, ontolojik ve metodolojik temelleri tartışılmıştır. Bu çerçevede, neoliberal borçlandırmanın özgüllüğü işçi sınıfı borçlanmasıdır. Foucaultcu ve Marksist yaklaşımlardan etkilenerek, borçlanma bir iktidar ilişkisi olarak kurgulanmış ve ilişki sonucunda kurulan özne de bir süreç olarak tanımlanmıştır. Araştırmanın temeline dair bu açıklamaların ardından, borçluluk halinin ihmal edilen mikro-düzey analizi üç tema çerçevesinde tartışılmıştır: Borçlanma, yönetme ve tepki. İlk tema borç alma sebeplerine ilişkindir. Borç alma sebeplerini asıl olarak yeniden üretim ve gelecek için direnç yaratma oluşturur, yani borcu bir emek meselesi kılar. Bu tema aracılığıyla borçlu figürü işçi-borçlu olarak kurgulanmıştır. İkinci tema, hangi mekanizmalar aracılığıyla işçi-borçluların tabi kılındığını tartışır. Bu tabi kılınma borçlandırmanın eşitsiz ve şiddet içeren bir ilişki biçimi olduğunu gösterir. Söz konusu asimetrik düzlemde hem borçlunun kendi kendine uyguladığı hem de ona dışarıdan uygulanan iktidar mekanizmaları söz konusudur. Son tema ise borçluların borçluluk haline verdiği tepkiler ile ilgilidir. Türkiye vakasında borç direnişi hareketinin eksikliği objektif koşullar kendiliğinden siyasal eyleme yol açmadığını göstermektedir. Bunun yanı sıra, öznel pratikler, siyasal eylemin dışında, gri pratikler diyebileceğimiz idare etme mekanizmaları da içerir.