Local press as the co-producer of national imagination: The case of Hatay (1936-1939)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, International Relations, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: KAAN NAMLI

Danışman: Ebru Boyar

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Erken Cumhuriyet Dönemi Türkiyesinde, Hatayın Türkiyeye katılması üzerine yapılan çalışmalar genellikle yukarıdan aşağıya ve elit bakış açılarına odaklanmaktadır. Bu tez, Hatay meselesinin yerel düzeydeki sosyo-tarihsel bağlamını inceleyerek, Ulus Sesi Mardin, Doğu Erzurum, Yeniyol Trabzon, Yeni Mersin Mersin ve Türk Sözü Adana gazetelerinde nasıl ele alındığını nitel içerik analizi yöntemiyle değerlendirmektedir. Bu çalışma, gazete içeriklerinin Ankara merkezli devlet söylemi ile okuyucularının yerel hassasiyetleri arasındaki etkileşimi nasıl yönlendirdiğini incelemektedir. Bulgular, bölgesel basının büyük ölçüde Hatayın geri kazanılmasına yönelik ulusal hedefi desteklediğini, ancak editoryal yaklaşımlarının ve konuyu çerçeveleme biçimlerinin yerel sosyo-politik bağlamlara göre şekillendiğini göstermektedir. Her gazete, Hatay söylemini farklı bölgesel kimlikleri ve tarihi arka planları yansıtacak şekilde kendine özgü biçimlerde benimsemiş ve böylece Hatayın Türk ulusal kimliğinin tabandan inşası ve müzakere edilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Bu tez, yerel anlatıların resmi söylemi yalnızca desteklemekle kalmayıp onu güçlendiren ve yeniden tanımlayan incelikli yollarla ulus inşa sürecine nasıl katkıda bulunduğunu gözler önüne sermektedir. Hatayın bölgesel basındaki yansımalarına ilişkin bu araştırma, erken Cumhuriyet döneminde ulusal kimlik inşasının tekdüze bir süreç olmadığına işaret ederek, milliyetçiliğin merkezi anlatıdan ayrışan ve yerelde çeşitlenen ifade biçimlerini daha yakından inceleme olanağı sunmaktadır. Aynı zamanda, yerel basının salt bir iletişim kanalı olmanın ötesinde, ulusal hedeflerle bölgesel kimlikler arasındaki etkileşimde etkin bir özne konumunda olduğunu vurgulamaktadır.