COMPREHENSIVE META ANALYSIS OF WORLDWIDE LANDFILL LEACHATE


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: DİDAR ERGENE ŞENTÜRK

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Faika Dilek Sanin

Eş Danışman: Ayşegül Aksoy

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Avrupa, Orta Doğu, Asya, Afrika ve Amerika'da yer alan 46 ülkedeki 220 farklı katı atık depolama sahasından derlenen sızıntı suyu verileri, temel özelliklerinin yanı sıra depolama sahası yaşı, yerel iklim ve ülkenin gelişme durumu faktörlerine göre çok değişkenli analiz yöntemleri ile incelenmiştir. Sonuçlar, sızıntı suyunun inorganik içeriğinin birbirleriyle en yüksek korelasyona sahip olduğunu ve sızıntı suyundaki değişimin çoğunluğunu açıkladığını göstermiştir. Sadece pH, BOİ, KOİ ve BOİ/KOİ oranı gibi bazı parametreler için sızıntı suyu içeriğindeki farklılıklar iklim, depolama yaşı ve gelişme durumu faktörlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Öte yandan, özellikle inorganik parametrelerin çoğu, etki grupları arasında istatistiksel olarak önemli bir fark göstermemiştir. Sızıntı suyu kalitesindeki zamana göre değişim, yalnızca nispeten düşük yağışlı iklimlerde istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sızıntı suyunun organik içeriği depolama yaşına göre değişiklik gösterirken, inorganiklerin çoğu zamana bağlı istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Ancak, yüksek yağışlı iklimlerde, organik içerik ve biyo-çözünürlük zamana bağlı olmaksızın düşük bulunurken, inorganik içeriğin yüksek konsantrasyonlarda dalgalandığı görülmüştür. Bu bağlamda, mevcut literatürde sızıntı suyunun genç, orta ve yaşlı olarak tanımının, iklim etkisi ve özellikle yağış oranları dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Kapsamlı sızıntı suyu veri tabanı ve elde edilen istatistiksel sonuçlar, sızıntı suyu yönetiminin, yüksek ve düşük yağışlı iklimlerde ve gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklı değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.