Law, architecture and city: Courthouses of Ankara in 2000s
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: GÖKÇENUR YAZAR
Danışman: İnci Basa
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Siyasi iktidarla sıkı bir biçimde iç içe geçmiş normatif bir alan olarak hukuk, uzun zamandır kurumsallaşmış ve yargı erkini özerk biçimde işletebilmek amacıyla adliye yapıları aracılığıyla mekânsallaşmıştır. Adliye, tarihsel olarak kentsel merkeziyeti, yargı gücünün anıtsal temsiliyetini ve yargısal gerekliliklere göre biçimlendirilmiş özgün mekânsal kurguları bünyesinde barındırmıştır. Günümüzde ise adliyelere dair değişen kavrayışlar, hukuk, mimarlık ve kent arasındaki ilişkileri yeniden şekillendirmektedir. Bu dönüşüm, yargı mekânlarının plansız biçimde parçalanması, yer değiştirmesi ve taşınmasıyla kritik bir eşiğe ulaşmıştır. Bu çalışma, adliye ile kent arasındaki dönüşen ilişkinin sosyo-politik boyutunu mimari bir araştırma nesnesi olarak konumlandırmakta ve Ankara'daki adliyelerin özensiz mekansallaşma süreçlerini sorunlaştırmaktadır. 2000'li yılların ortalarından itibaren uygulanan mekan tahsis politikaları, yargı mekânlarını parçalamış ve Ankara Adalet Sarayı'ndan türeyen ek hizmet binalarına dağıtmış; böylece mimari, işlevsel ve temsili açıdan tutarsız bir yargı mekânları ağı ortaya çıkarmıştır. Amaca uygun tasarlanmamış bu ek hizmet binalarının çoğalması, bir zamanlar ana adliye yapısının bünyesinde cisimleşen kurumsal ve mekânsal birliği zayıflatmıştır. Bu çalışma, söz konusu mekânsal parçalanmanın sürecini ve sonuçlarını analiz ederek, Ankara ilçelerindeki adliye birimlerinin plansız ve tutarsız mekânsallaşmasının, yargı sisteminin kentsel varlığını nasıl zayıflattığını, kamusal algısını nasıl bozduğunu ve kurumsal bütünlüğünün korunmasını nasıl tehdit ettiğini ortaya koymaktadır. Bağımsız yargının bağımlı mekânsallığı, hukuki, mimari, kentsel, toplumsal ve politik tartışmalarla ele alınarak hem Ankara özelinde hem de genel olarak yargı mekânlarının geleceğine ilişkin bir sorgulama alanı açmalıdır.