Female agency in the early modern romance in British and Italian context: Lady Mary Wroth, Anna Weamys, Moderata Fonte ve Giulia Bigolina
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Yabancı Diller Eğitimi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: MERVE AYDOĞDU ÇELİK
Danışman: DÜRRİN ALPAKIN MARTINEZ CARO
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma İngiliz ve İtalyan erken modern dönem yazarlarından Lady Mary Wroth'un The Countess of Montgomery's Urania, Anna Weamys'in A Continuation of Sir Philip Sidney's Arcadia, Moderata Fonte'nin Thirteen Songs of Floridoro ve Giulia Bigolina'nın Urania: The Story of a Young Woman's Love başlıklı eserlerinde kadının güçlenmesine odaklanarak kadın eylemini tarihsel bir bağlamda inceler. Yeni Tarihselcilik ve Kültürel Materyalizm edebi eserleri yazıldıkları dönem çerçevesinde irdeler. Bu sebeple, bu çalışmanın benimsediği kuramsal dayanak Yeni Tarihselcilik ve Kültürel Materyalizmin bileşimidir. Bu çalışma, tarihsel bağlam kapsamında her bir eseri yazıldığı dönem çerçevesinde ele alması bakımından Yeni Tarihselcilik kuramını temel almakla birlikte, esas dayanağı Kültürel Materyalizmdir çünkü her iki yaklaşım da edebi eserlerin bağlamsal değerlendirilmesini vurgulamasına rağmen, muhalefet prensibi ve kültürdeki çoksesliliğe dayanan Kültürel Materyalizm, sistemdeki susturulmuş ve ötekileştirilmiş sesleri kuvvetlendirmek amacıyla baskın ideolojideki çatlamaları dikkate almaktadır. Bu bağlamda, bu çalışma kadını sessizleştiren ve romans türünü yasaklayan erken dönem ataerkil toplum düzenini dikkate alarak bu kültürün ikincil unsurunu ön plana çıkarmayı amaçlar. Muhalif bir tür olarak romansın, yazma eylemleri sayesinde kadın yazarların ve eserlerindeki ataerkil öğretileri çeşitli maceralarla reddeden kadın karakterlerin eylemlerini ortaya koymak, kadının sesini yükseltmek ve kadın deneyimini vurgulamak hedefiyle cinsiyetçi hiyerarşik yapıya, ataerkil söyleme, ataerkil kadınlık kurgusuna ve erken dönemin taraflı ataerkil kurumlarına meydan okuduğunu savunur.