Neoliberal transformation of the state through the establishment of independent regulatory agencies: The case of Tobacco and Alcohol Market Regulatory Suthority in Turkey
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: ÖYKÜ ŞAFAK ÇUBUKÇU
Danışman: OSMAN GALİP YALMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tez, eleştirel ekonomi politik ve Marksist devlet teorisine dayanarak, Türkiye'de kapitalist devletin neoliberal biçimini anlamaya çalışmaktadır. Bunu yaparken, bağımsız düzenleyici kurumların kurulmasını, siyasetsizleştirme iddiası ve siyasi olan ile ekonomik olan arasındaki ayrımın neoliberalizm altında yeniden tanımlanan biçimi çerçevesine oturtmaktadır. Neoliberalizmin, devletin yeniden yapılanmasıyla sonuçlanan her finansal kriz aracılığıyla, kendi krizini çözdüğünü ve yerleştiğini öne sürmektedir. Türkiye tarımında geciken neoliberal dönüşümün krizlerle hızlanması bu iddiaya bir temel kazandırmaktadır. Bu çalışma, hem tarımda hem de devlette neoliberal dönüşümün analizine imkan veren bir bağımsız düzenleyici kurum olarak Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'na odaklanmaktadır. Çalışma, Türkiye'de devletin yeniden yapılanması ve tarımsal sektörün ?özellikle tütün sektörünün- neoliberal dönüşümünün yanı sıra; hukukun neoliberal hegemonyanın yerleşmesinde önemli bir dolayım olduğu kabul edildiğinden, TAPDK'yı kuran Tütün Yasası'nın bir analizini de içermektedir. Ayrıca, TAPDK'dan yetkililerle ve emekçi sınıfların dönüşümü nasıl deneyimlediklerini ortaya çıkarmak için, tütün işleme tesislerinde ve sigara fabrikalarında eskiden çalışmış olan işçilerle ve tütün ekicileriyle yapılan derinlemesine mülakatlardan yararlanmıştır. Bu da devletin bir sınıf mücadelesi alanı olarak analizine katkıda bulunmaktadır. Sonuç olarak, bu tezde, TAPDK'nın, devletin tütün sektöründe emek-sermaye ilişkilerini dolayımlamasını örneklediği ve ekonomi yönetiminin siyasetten arındırılması söylemine karşıt bir biçimde bir sınıf mücadelesi alanı olarak ortaya çıktığı ileri sürülmektedir.