Fourier transform infrared spektroskopi yöntemi ile değişik patolojik sistemlerin (Diyabetes mellitus ve arteriovenoz malformasyon) ve çeşitli tedavi yöntemlerinin moleküler düzeyde incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyolojik Bilimler Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2003

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: Neslihan Toyran Al-Otaibi

Danışman: FERİDE SEVERCAN

Özet:

Bu çalışmanın ilk bölümünde, diyabetes mellitus hastalığının kalbin apeks, sol ventrikül kası, sağ ventrikül kası ve sol ventrikül kasmda bulunan küçük damarlar üzerine olan etkisi; ve selenyum (Se) uygulamasının diyabetik kalbin bu bölgeleri üzerine olan etkisi Fourier Transform Infrared (FTIR) Mikrospektroskopi tekniği ile moleküler düzeyde araştırılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, hipoperfüzyonun ve/veya radyocen"ahinin sıçan beyin homojenatlan üzerine olan etkisi FTIR spektroskopi tekniği kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar ile, diyabet hastalığının lipit peroksidasyona (özellikle damarlarda), lipit miktarında bir artışa, lipitlerin düzenliliğinde bir artışa, protein profilinde değişikliğe, glikojen ye glikolipit miktarlarında artışa neden olduğu gösterilmiştir. Sıçan kalbinin incelenen tüm bölgelerinden elde edilen sonuçlar, diyabetin damarlarda, ventrikül ve apeks kaslarına göre daha önemli derecede etkili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Diyabetik sıçanlara 4 hafta boyunca 5 umol/kg/gün Se enjekte edilmesi sonucunda kalbin incelenen tüm bölgelerinde diyabetin neden olduğu bazı etkilerin, glikojen miktarmm artması gibi, ortadan kalktığı görülmüştür. Yukarıda bahsedilen doz ve sürede Se tedavisinin diyabetin neden olduğu bazı etkileri kontrol değerlerine yaklaştırdığı, fakat tamamen ortadan kaldırmadığı gözlemlenmiştir. Tezin ikinci bölümünden elde edilen FTIR sonuçlan, hipoperfüzyonun sıçan beyin homojenatlanndaki lipit ve protein miktarlarım önemli derecede etkilediğini göstermiştir. Lipit miktarında artış, protein miktarında azalış, lipit-protein oranında artış, lipitlerin düzenli yapısında artış olduğu gözlemlenmiştir. Proteinlerin hem miktarı hem de ikincil yapılan, P plakalı tabakalı yapı ve tesadüfi kıvnmlar artacak şekilde etkilenmiştir. Sıçan beyinlerine tek doz X işim gönderildiğinde spektral değişikliklerin incelenmesi ile lipit sentezinde az miktarda artış, protein miktannda önemli derecede- azalış, protein-lipit oranında hafif bir azalış olduğu anlaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar, radyasyonun hipoperfüze beyin örneklerine uygulanması ile benzer fakat daha önemli değişikliklerin ortaya çıktığım göstermiştir. Aynca, radyasyonun hipoperfüze beyne uygulanması sonucu lipitlerin düzenliliğinin ve sistemin iç derinliklerinin dinamiğinin azaldığı, hipoperfüze olmamış beyin örneklerine uygulanması sonucunda ise azalmadığı görülmüştür. Bu bulgulardan elde edilen sonuç, kronik olarak hipoperfüze edilmiş beynin kontrol beyinlere göre, en azından yukanda bahsedilen parametreler açısından, radyasyondan daha kolay etkilendiğidir. Bu çalışmadan elde edilen bulgulann ortaya koyduğu diğer bir sonuç da, proteinlerin ikincil yapısının radyasyon uygulaması sonucu etkilenerek a-heliks miktarının önemli derecede azalması ve tesadüfi kıvrımların artması, dolayısı ile denature olmasıdır. Anahtar kelimeler: Diyabetes mellitus, Kalp, Selenyum, Beyin, Hipoperfüzyon, Radyocerrahi, FTIR, Mikroskopi