Akdeniz sığ göllerinde tuzlanma ve ısınmanın zooplankton komünitesi üzerine etkileri: Bir mezokozm deneyi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Deniz Bilimleri Enstitüsü, Deniz Biyolojisi ve Balıkçılık Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: MELTEM KUYUMCU

Danışman: KORHAN ÖZKAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Akdeniz iklim kuşağındaki tatlı su ekosistemleri iklim değişikliğinden giderek daha fazla etkilenmektedir. Değişen yağış rejimleri ve artan buharlaşma oranları, göl su hacimlerini azaltarak tuzluluğun artmasına neden olur. Bu artış, sucul topluluk yapısını önemli ölçüde değiştirebilir. Önceki çalışmalar genellikle ısınma veya tuzluluğun etkilerini ayrı ayrı ele almış olsa da, bu stresörlerin birleşik etkileri hâlâ yeterince anlaşılmamıştır ve hipersalin göller üzerine yapılan araştırmalar sınırlıdır. Bu çalışma, zooplankton topluluklarının tuzluluk ve ısınmanın birleşik etkilerine verdiği yanıtları incelemiştir. Eylül–Kasım 2023 tarihleri arasında ODTÜ DBE Mersin, Türkiye'de bir mezokozm deneyi yürütülmüş; iki tuzluluk düzeyi (4 g/L ve 40 g/L) ile iki sıcaklık koşulu (ortam sıcaklığı ve ortam +4.5°C) uygulanarak olası gelecekteki iklim senaryoları simüle edilmiştir. Sonuçlar, tuzluluk düzeyleri arasında topluluk yapısının belirgin şekilde değiştiğini göstermiştir. 4 g/L'de zooplankton toplulukları büyük gövdeli taksonlar tarafından baskınken, 40 g/L'de bu büyük türler büyük ölçüde ortadan kalkmış ve yerlerini başta Brachionus plicatilis olmak üzere halotolerant rotiferler almıştır. PERMANOVA sonuçları, ısınmanın zooplankton biyokütlesi ve bolluğu üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığını göstermiştir. GAM analizleri ise Shannon çeşitliliği değerlerinin 4 g/L'de daha yüksek olduğunu, yüksek tuzlulukta ise rotifer-baskın bir topluluğun oluştuğunu ortaya koymuştur. Genel olarak, bu bulgular artan tuzluluğun özellikle ısınma ile birleştiğinde Akdeniz bölgesi göllerinde zooplankton topluluk yapısını değiştirebileceğini göstermekte; bunun da trofik etkileşimler, ekosistem kararlılığı ve tatlı su yönetim stratejileri üzerinde potansiyel zincirleme etkileri olabileceğine işaret etmektedir.