Statehood struggle within the context of a protracted conflict; political economy of the Turkish Cypriot case
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Bölge Çalışmaları Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: NEYYİRE NİLGÜN ÖNER TANGÖR
Danışman: OSMAN GALİP YALMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kıbrıs Sorunu literatürde ağırlıklı olarak, karşıt milliyetçiliklerin uzun süreli çatışması olarak incelenmiş ve KKTC-Türkiye ilişkisi bu sorun çerçevesinde "merkez ve çevre" arasında gelişen bir "bağımlılık ilişkisi" olarak tasvir edilmiştir. Bu tez, her iki mesele için de alternatif bir okuma önermekte ve bu meselelerin birbiriyle ilişkilerini "diyalektik sorgulama yöntemi" kullanarak gerçekçi bir epistemolojiye dayanan eleştirel bir politik ekonomi perspektifinden analiz etmektedir. Bu bağlamda Kıbrıs sorunu, yalnızca toplumlararası bir çatışma olarak değil, kapitalizmin eşitsiz ve bileşik gelişimi (KEBG) altında şekillenen -aynı zamanda onu şekillendiren- ve kapitalizmin bölgesel ölçekte ortaya çıkan çelişkileriyle koşullanan bir devlet olma mücadelesi olarak değerlendirmektedir. Kıbrıslı Türklerin devlet olma mücadelesi, etnik bölünmelerin ve yükselen milliyetçiliklerin kesişen ve örtüşen sorunları tarafından koşullandırılan sınıf mücadelerinin bütünleşik kümesi olarak tanımlanmaktadır. Bu mücadele adada KEGB altında şekillenen Kıbrıslı Rumların devlet olma mücadelesiyle yakından bağlantılı olduğundan, iki mücadele yalnızca birbirleriyle rakip süreçler olarak değil aynı zamanda birbirlerini tamamlayan süreçler olarak analiz edilmiştir. KT Devleti, değişen üretim ilişkileriyle şekillenen kapitalist bir toplumsal oluşum olarak tasvir edilmekte ve KT Devleti-Türkiye ilişkisi, biçimi ve özü ağırlıklı olarak iktidar bloğu içindeki hegemonik ilişkilerle sürekli yeniden üretilen bir "iç ilişki" olarak tanımlanmaktadır. Bu çerçevede şekillenen toplumsal oluşum KT Devletine zamanla Türkiye'nin de 1974'den sonra içerisinde hegemon bir güç haline geldiği kuzeydeki güç bloğu karşısında görece özerk bir konum sağlar. 2000'li yıllarla beraber Güneydoğu Akdeniz'de yeni bir emperyalizmin yükselişine paralel olarak Kıbrıs'ta devlet ve toplum neoliberal bir dönüşüm geçirmekte ve bu süreçte öne çıkan hidrokarbon politikaları sonucunda adadaki bölünme giderek derinleşmektedir.