Türkiye'nin güneybatısında bulunan köyceğiz gölünün varv sedimanlarından geçmiş yağış verilerinin oluşturulması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: ORHAN KARAMAN

Danışman: ULAŞ AVŞAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yüksek çözünürlüklü paleoiklim kayıtları, tarihsel iklim değişiklikleri ve enstrümantal verilerin ötesinde güncel iklim eğilimleri hakkında değerli bilgiler sunar. Çeşitli paleoiklim kayıtları arasında, varv olarak bilinen yıllık tabakalar halinde bulunan gölsel tortulları, yüksek çözünürlükte iklim göstergeleri elde edilmesine ve hassas ölçüde kronolojik kontrol sağlanmasına olanak tanır. Bu çalışma, Türkiye nin sedimanlarından güneybatısında bulunan Köyceğiz Gölündeki varv yüksek çözünürlüklü paleo-yağış verileri çıkarmayı amaçlamaktadır. 124.95 cm uzunluğundaki bir gravite karotiyerinden alınan karotlar, 0.2 mm çözünürlükte ITRAX mikro-XRF karot taraması kullanılarak analiz edilmiştir. Varv sayımı, sediman kayıtlarının toplamda 609 yıla yayıldığını belirlemiştir. Kış-ilkbahar tabakaları ile ilişkili ITRAX verileri, Muğla, Köyceğiz, Dalaman ve Marmaris'teki meteorolojik istasyonlardan alınan yağış ölçümleri ile potansiyel korelasyonlar açısından incelenmiştir. Jeokimyasal değişkenler arasındaki doğal karşılıklı bağımlılıklar nedeniyle, veri seti üzerinde Temel Bileşen Analizi (PCA) uygulanarak beş Temel Bileşen (PC) oluşturulmuştur. Daha sonra, bu bileşenler Çoklu Doğrusal Regresyon (MLR) modelinde kullanılarak yaklaşık 500 yıllık bir yağış rekonstrüksiyonu oluşturulmuştur. Elde edilen bu paleoiklim trendi, Türkiye genelinde farklı yöntemlerle yapılmış üç farklı rekonstrüksiyon ile karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak, bu çalışma kapsamında üretilen rekonstrüksiyonun, diğer üç çalışmadan elde edilen rekonstrüksiyonlarla aynı trendi sergilediği gösterilmiştir. Bu çalışmada oluşturulan yağış rekonstrüksiyonunun hem tarihsel kayıtlarla hem de mevcut paleoiklim çalışmalarla tutarlı olduğu sonucuna varılmıştır.