Building organized industrial zones in Türkiye: Performance and social capital
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: HAŞİM CİHAN DEMİRKÖPRÜLÜ
Danışman: Mustafa Kemal Bayırbağ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İlk defa İngiltere'de, Alfred Marshall'ın, İngiltere ve Avrupa'daki çalışmaları ile gündeme gelen, daha sonrasında Kuzey İtalya'nın kalkınmasında önemli role sahip olan sanayi bölgeleri kavramı, geçen yüzyılda ve halen günümüzde, ülkelerinin refah seviyesini artırmak isteyen politika yapıcıların odaklandığı bir kalkınma aracı olmuştur. Sanayi parkları, serbest bölgeler, özel ekonomik bölgeler gibi farklı farklı isimlendirilen bu bölgeler, Türkiye'deki politika yapıcıları tarafından planlı kalkınma dönemlerinde organize sanayi bölgeleri (OSB) politikaları ve uygulamaları ile benimsenmiştir. 1960'lı yıllarda başlayan OSB uygulamaları tecrübesiyle, 2000 yılında Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun yayımlanmıştır. Bu kanun ile organize sanayi bölgelerinin yönetişimi, planlanması, işlevleri, türleri belirlenmiştir. Organize sanayi bölgelerinin kuruluşunda valilikler, belediyeler ve sanayi odaları etkin rol almaktadır. Bu çalışmada Marshall tipi ve İtalyan tipi başarılı sanayi bölgeleri incelenerek ve aynı zamanda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının OSB bilgilerinden faydalanılarak organize sanayi bölgelerinin yönetsel yapılanması üzerine öneriler getirilmektedir. OSB organizasyonunda yer alan kurum ve kuruluşların niteliğine göre, OSB'ler, bu çalışmaya özgün, özel sektörün liderlik ettiği veya kamu sektörünün liderlik ettiği olarak ikiye ayrılmaktadır. Özel sektörün liderlik ettiği OSB'lerin sosyal sermayelerinin de yoğun olduğu varsayılmaktadır. Bakanlığın verilerinden belirlenen performans göstergeleri ile karşılaştırmalı performans analizi gerçekleştirilmektedir. Sonuç itibariye, Türkiye'de OSB uygulamalarında yönetsel yapının özel sektörün liderlik edeceği şekilde yeniden tasarlanması önerilmektedir.