Karain Mağrası'nın (Antalya) dikit verileri kullanılarak paleoiklimsel incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Arkeometri Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: EVREN TÜRKMENOĞLU
Danışman: Gülay Ertaş
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada Karain mağarasına ait bir dikit örneğinin paleoiklim ve paleoçevresel özelliklerin anlaşılmasındaki önemi araştırılmıştır. Dikitin büyüme ekseni doğrultusunda alınan örneklerin mineralojik, petrografik ve kimyasal özellikleri petrografik mikroskop, tarama elektron mikroskop (SEM-EDX), X-ışınları toz difraktometresi (XRD), oksijen-karbon duyarlı izotop analizleri, ve Th/U radyometrik yaş tayini yapılmıştır. Petrografik mikroskop, tarama elektron mikroskop (SEM-EDX) ve X-ışınları toz difraktometresi (XRD) analizi sonuçlara göre kalsit başlıca karbonat minerali olarak belirlenmiştir. Bu mineralin, dikitin büyüme ekseni boyunca sert ve massif tabakaların oluşumuna neden olduğu sonucuna varılmıştır. Bu mineral uzun ve eşboyutlu şekiller sergilemekte ve bazı katmanlarında sıvı kapanımlar bulunmaktadır. Az miktarlardaki demir oksit, kil mineralleri ve aragonit gözenekli doku ile birlikte yapraksı tabakalar oluşturmakta ve kalsit tabakaları ile dönüşümlü olarak bulunmaktadırlar. Bu özellikler paleoiklim ve paleoçevresel değişimlerden kaynaklanan hiyatuslara karşılık gelmektedir. Oksijen-karbon duraylı izotop analizleri ile dikitin büyüme ekseni boyunca elde edilen δ 13C and ve δ 18O ölçümlerindeki değişimler hemen hemen eşdeğişken olup ufak geçişler sergilemektedirler. δ 18O ve δ 13C değerleri sırasıyla, -3.27‰ ve -4.74‰ ile -2.13‰ ve -5.44‰ değerleri arasındadır. Daha zenginleşmiş δ 18O değerleri ılıman ve kuru iklim ile çevrede C4 (mera) tipi bitkilerin varlığını göstermektedir. Diğer taraftan δ18O oranı sıfırlandığı zaman daha ılık ve nemli iklim ile çevrede C3 (orman) tipi bitkilerin varlığını işaret etmektedir. Dikit örneğinde δ 18O oranlarında ufak değişimler belirlenmiş olup, yapılan ölçümler önemli iklimsel tersinimlerin varlığını göstermemiştir.