Multi-level wind energy transition in the Turkish context: Socio-spatial sensitivities and nudging conditions


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: BAŞAK DEMİR

Danışman: ANLI ATAÖV DEMİRKAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yenilenebilir enerji gelişimi, iklim değişikliği ve yerel olarak ortaya çıkan çevresel bozulma sorunları bağlamında sürdürülebilir yaşama katkı sağladığı iddiasındadır. Ancak mevcut bazı uygulamalar toplum tepkisiyle karşılaşmaktadır. Halihazırda, yüksek teknolojili mega rüzgar türbinlerinin yer aldığı büyük ölçekli tesisler şeklinde gelişen rüzgar enerjisi geçişinin sosyo-mekansal sonuçları toplumda sürdürülemez koşullar yaratmakta ve mevcut uygulama biçiminde bir değişikliğe ihtiyaç duymaktadır. Sosyoteknik bir bakış açısı benimseyen çalışma, İzmir örneğinde rüzgar enerjisine geçiş sürecinde ortaya çıkan toplum tepkisini araştırmaktadır. Buna göre, Türkiye bağlamında rüzgar enerjisi gelişiminin oldukça uzun, karmaşık, bürokratik, yukarıdan aşağıya ve sadece lisanslama meselesi olarak yürütülen çok aktörlü bir süreç olduğu görülmektedir. Bu durumu aşmak için tez, yerel düzeyde niş çözümleri bütünleştiren, yerel duyarlılıklara yanıt veren kapsayıcı bir mekansal planlama sisteminin benimsenmesini önermektedir. Dürtme teorisi, adil bir gelişmeyi sürdürürken dürtme alanlarını olumlu bir şekilde harekete geçirerek, her düzeydeki aktör gruplarını içeren bir mekanizmanın inşasına rehberlik edebilir. Buna ek olarak, rüzgar enerjisi tesisleri için sosyo-mekansal duyarlılıklar çerçevesinde yer seçim kriterleri de geliştirilmelidir. Çalışma, İzmir için çevresel, ekonomik, duyusal ve teknolojik duyarlılıkların geçerli olduğunu ortaya koymakta; katılımcıların çevrelerinde rüzgar santrallerini tercih etmediklerini; doğal yaşam, gürültü ve rüzgar türbin sayısının en belirgin duyarlılık alanları olduğunu göstermektedir. Sosyo-mekansal duyarlılıkların birbiriyle etkileşimde olduğu varsayıldığında, 1km ve üzeri bir mesafede tek bir duyarlılık alanının dahi öne çıkması, rüzgar enerjisi tesislerinin yerleşim yerlerine, doğal ve kültürel açıdan değerli alanlara, sosyo-ekonomik aktivite alanlarına 1km ve üzerinde bir mesafede konumlandırılmasını gerektirmektedir.