Translators of Ruins: Johann Joachim Winckelmann and Karl Friedrich Schinkel
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mimarlık Tarihi Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: PINAR KUTLUAY
Danışman: SUNA NAZİYET GÜVEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çeviri genellikle dillerle ilişkilendirilir; ancak, mimarlıkta da süreçler belirleyebilir. Çizimden binaya kadar olan süreç bir çeviridir, ve onsekizinci yüzyılda Avrupa'da arkeolojinin gelişmesi ile birlikte, kalıntıdan yeni bir araç olan baskıya ters yönde bir çeviri ortaya çıkmıştır. Aynı zaman diliminde, Antik Yunan ve Roma geçmişine olan ilgi de artmış ve Grekoromen Tartışması gündeme gelmiştir. Johann Joachim Winckelmann bu konuda Yunan tarafını desteklemiş ve ulusçu duygularla paralel bir şekilde Almanlar için kimlik tanımlamak istemiştir. Kendisinin Yunan sanatı ve antikite anlayışı estetik ve özgürlük üzerinden şekillenirken, kalıntılardan yazıya çevirisi Reflections on the Imitation of Greek Works in Painting and Sculpture (Resim ve Heykelde Yunan Eserlerinin Taklidi Üzerine Düşünceler) (1755) ve History of the Art of Antiquity (Antik Sanatın Tarihi) (1764) adlı kitaplarında taklit kavramı bağlamında yazılı anlatılar olarak ortaya çıkmıştır. Ondokuzuncu yüzyılda ise, Winckelmann'ın klasikçi görüşleri, sezgi ve doğa ile de ilgilenen ve antik Yunanlıların bir Alman ulusal kimliği arayışında olan mimarlar için dersler sağladığına inanan Karl Friedrich Schinkel için yol gösterici olmuştur. Onun kalıntılardan binalara olan çevirisini Akropolis Üzerinde Bir Kraliyet Sarayı (1834) adlı projesinde yazılı ve görsel anlatıların ötesine geçmiş bir şekilde görmek mümkündür. Bu çalışma, Winckelmann ve Schinkel'in kalıntıları algılayıp araştırmalarından türeyen yazılı ve görsel anlatıların, onların akademik yaklaşımlarını ve eserlerini çeviriler olarak nasıl şekillendirdiğini inceleyip karşılaştırmayı amaçlamaktadır.