A critical analysis of urban territory as smooth spaces for feminist acts of resistance
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: ÖZLEM ESRA POLAT
Danışman: İnci Basa
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırmada, feminist direniş eylemlerinin—özellikle İstanbul'daki Feminist Gece Yürüyüşleri'nin—günümüz kent ortamlarının çizgisel (striated) mimarileri içinde nasıl alternatif mekânsal ve zamansal koşullar ürettiğini sorguluyorum. Bu sorgulama sürecini kurmak için Gilles Deleuze ve Félix Guattari'nin A Thousand Plateaus (1987) adlı eserlerinde ortaya koydukları striated (çizgisel) ve smooth (akışkan) mekân kavramlarından yararlanarak, feminist bedenlerin hareket, ritim ve kolektif varlık yoluyla kent mekânını nasıl bozduğunu, yeniden müzakere ettiğini ve sahiplendiğini inceliyorum. Bu bağlamda tez, feminist gece yürüyüşlerinin kent mekânını yalnızca işgal ederek değil, Elizabeth Grosz'un (2001) "dışarıdan düşünme" (thinking from the outside) olarak adlandırdığı biçimde dönüştürdüğünü öne sürmektedir. Bu dönüşüm, kentsel mimarinin çizgisel mantığını ve mekânın hiyerarşik düzenlenişini sarsan bedensel kuvvetlerin seferber edilmesiyle gerçekleşmektedir. Grosz, mimariyi ve kentsel mekânı sabit ve kapalı formlar olarak değil, içinden geçen yoğunluklar ve yönelimlerle şekillenen dinamik yapılar olarak kavramsallaştırmamızı önerir. Kent yaşamının toplumsal cinsiyetle kurduğu ilişkiye odaklanan bu tez, şehirlerin nötr ya da tarafsız mekânsal düzenlemeler sunmadığını vurgular. Sokaklar ve yapılar tarih boyunca iktidar ilişkileri, denetim stratejileri ve dışlayıcı mekânsal politikalarla biçimlendirilmiştir. Bu tez, Deleuze ve Guattari'nin smooth ve striated mekân kavramlarını temel alan kuramsal çerçevede Elizabeth Grosz'un "dışarıdan düşünme" yaklaşımı ve Henri Lefebvre'in ritim analizi kuramıyla birlikte feminist aktivist hareketleri mekânsal üretim ve dönüşüm biçimi olarak yorumlar. Bu nedenle çalışma, kentteki feminist direniş biçimlerini anlamak için kuramsal çeşitliliği harmanlayan disiplinlerarası bir yaklaşım benimsemektedir.