ANTINOMIES OF (RE) PRODUCTION OF PLACE ATTACHMENT IN A LARGE CITY: THE CASE OF BAHÇELIEVLER, ANKARA


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kentsel Politika Planlaması ve Yerel Yönetimler Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: DENİZ DİRİER

Danışman: Hüseyin Tarık Şengül

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez, yer bağlılığı kavramını incelemekte ve bu kavramın dinamik doğası ile kişisel ve sosyal kimlik üzerindeki etkisini ele almaktadır. Belirli bir yere ait olma duygusu olarak tanımlanan yer bağlılığı, bireylerin yaşamlarına derinden kök salmış olup, yaşam tarzlarını, siyasi görüşlerini ve ideallerini şekillendirmektedir. Ancak, bu statik bir kavram değildir; değişen siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik koşullarla birlikte evrilmektedir. Bu araştırmanın amacı, yer bağlılığının oluşumu, gelişimi ve bireylerin bu değişen koşullar nedeniyle kimliklerini yeniden üretemedikleri durumlarda nasıl dönüştüğünü araştırmaktır. Bu çalışma, Bourdieu'nün alan, üçlü sermaye ve habitus teorileri ile Savage'ın seçici bağlılık kavramını kullanarak insanların yeni çevrelere nasıl uyum sağladıklarını ve yer bağlılıklarını nasıl koruduklarını incelemektedir. Bourdieu'nün çerçevesi, ekonomik, kültürel ve sosyal sermayenin biriktirilmesinin prestij ve saygınlık kazanmak için önemli olduğunu ve bunların yer bağlılığını oluşturma ve sürdürme açısından kritik olduğunu vurgulamaktadır. Yeni bir mahalleye taşınma, o mahallenin kendine özgü kurallarına uyum sağlama ve sosyal yapısına entegre olma süreci, önemli çabalar ve davranış, konuşma, sosyal çevreler gibi birçok alanda değişiklikler gerektirmektedir. Araştırma, geçmiş ile günümüz arasında kalmış ve kimliğini yeniden üretememiş bir yer olan Bahçelievler Mahallesi'ne odaklanmaktadır. 50 yaş üstü ve 30 yıldan fazla süredir mahallede yaşayan 12 kişi ile yapılan derinlemesine görüşmeler aracılığıyla, mahallenin tarihsel, kentsel ve sosyolojik değişimlerini ve bunların yer bağlılığı üzerindeki etkilerini yakalamayı amaçlamaktadır. Bulgular, yer bağlılığının yeniden üretilemediği durumlarda, değişen koşullar arasında bireylerin kimliklerini korumalarına yardımcı olan bir savunma mekanizmasına dönüştüğünü göstermektedir. Ana hipotez, yer bağlılığının değişen koşullar nedeniyle yeniden üretilemediğinde, bir savunma mekanizmasına dönüştüğüdür.