Form and meaning of the neolithic round structures in the Near East and Europe


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mimarlık Tarihi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: SÜMEYYE ÇELİK

Danışman: Ali Uzay Peker

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Benzer kanıtlar üzerinde çalışan mimarlık tarihi ve arkeoloji, pek çok ortak yönü olan iki alandır. Bu tez, Yakın Doğu ve Avrupa Neolitik yuvarlak yapılarının analizi ile bu ortak noktayı daha derin bir şekilde araştırmaktadır. Yayılmacı ve öyküleyici yaklaşımlardan kaçınılarak, Yakın Doğu ve Avrupa'daki Neolitik yuvarlak yapılar arasında süreklilik veya bağlantı kurma amacı güdülmemiştir. Bunun yerine, Umberto Eco'nun mimari semiyotik kuramına dayalı bir okumayla, binaların ve anıtların biçim, strüktür, mekânsal düzenlemeler ve sembolizm ilişkilerine odaklanır. Neolitik yuvarlak formun arkasında sembolik bir anlam olup olmadığını incelemek için, Jerf el-Ahmar gibi, yeraltı dairesel ve yer üstü dikdörtgen yapılarının bir arada bulunduğu Çanak Çömleksiz Neolitik yerleşimler incelenmiştir. Ayrıca, Göbekli Tepe ve Aşıklı Höyük gibi Neolitik yerleşim yerlerinde dairesel yapıların dikdörtgen yapılardan daha önce inşa edildiği düşünüldüğünde, dikdörtgen forma geçişin, Neolitik toplumların inşa etme becerilerinin geliştirilmesini içeren bir süreci mi zorunlu kılıp kılmadığı tartışılmıştır. Tartışmayı bir ileri seviyeye taşımak ve gelecekteki araştırmalar için dairesel Neolitik yapılarla ilgili kapsamlı bir yayın oluşturmak adına, aynı zamanda dairesel Avrupa Neolitik anıtlarını da incelenmiştir: mezar-türbeler ve çevirmeler. Birlikte ele alındığında, çalışma, Yakın Doğu'da iki yapı türünün bir arada var olduğu durumlarda yuvarlak form seçiminin faillik temelli bir tercih olarak kabul edilebileceğini, öte yandan bu formların art arda geliştiği yerlerde ekolojik parametreler ve doğa yasalarının, yani yapının, bir sonucu olduğu savunmaktadır. Avrupa anıtları incelendiğinde ise, yuvarlak formun genellikle sembolik bir tercih olduğu görülmektedir.