Archaeometric investigations of pottery production and provenance at the Neolithic and Chalcolithic Uğurlu Höyük-Gökçeada


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Arkeometri Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEREN NUR BİLER

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Çiğdem Atakuman

Eş Danışman: Fatma Toksoy Köksal

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, Kuzey Ege'nin en erken tarımcı yerleşimlerinden biri olan Uğurlu Höyük-Gökçeada'nın, Neolitik ve Kalkolitik dönemlerine ait (c.6600-4900 BC) 74 adet seramik parçası üzerinde, petrografik, mineralojik ve kimyasal analizler gerçekleştirerek, hammadde kullanımı ve üretim teknolojilerindeki değişimleri belirlemeyi amaçlamaktadır. İncelenen tüm arkeolojik fazlarda, seramik üretiminde kullanılan hamurun ada jeolojisiyle uyumlu olduğu ve ağırlıklı olarak andezitik-rhyolitik ve dioritik kayaçlardan köken aldığı anlaşılmaktadır. Bu ana hammaddenin oluşturduğu hamur içinde, az miktarlarda, adanın çeşitli bölgelerinde mevcut şist, bazalt ve sedimanter kayaçlar da görülebilmektedir. Ana hammadde grubunu oluşturan andezitik-riyolitik ve dioritik kayaçlar, Uğurlu Höyük yerleşimi ve çeperindeki 1km'lik alan içinden temin edilebilecek niteliktedir. Şist adanın merkezindeki veya Marmaros bölgesindeki akıntılardan yerleşim çevresindeki hammaddelere doğal yollarla karışma potansiyelindedir. Bazaltik malzeme, Eşelek bölgesindeki kayaçlara özgü olup, Uğurlu'da IV. faza ait iki örnekte görülmektedir. Kimyasal analiz sonuçlarının istatistiki incelemelerine dayanarak, tüm fazlarda, yerleşim çevresindeki iki lokasyonun ağırlıklı olarak kullanıldığı; bunun yanı sıra yine yerleşim çevresindeki çeşitli lokasyonlardan farklı kaynakların kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu tarz farklı lokasyon kullanımının ilk evrelerde daha yaygın, son evrelerde ise daha sınırlı olduğu da gözlemlenmektedir. Dönemin karakteristik özelliği olarak tüm fazlarda seramiklerin üretiminde ağırlıklı olarak fitil/sucuk tekniğinin kullanıldığı ve hammaddelerin yerleşimin çok yakınlarındaki kaynaklardan temin edildiği bir yerel üretim sürecinin Neolitik ve Kalkolitik dönemlerde bozulmadan devam ettiği anlaşılmaktadır.