The end of the fact-value dichotomy: A neo-Aristotelian approach


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, FELSEFE ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: BENGİSU METE

Danışman: MUTLU MURAT BAÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez iki temel amaç taşımaktadır. İlk olarak, çalışma Hume'un ünlü ―olan-olması gereken‖ paragrafıyla başlayan olgu-değer ikiliğinin, konuyu salt mantıksal bir tümdengelim sorunu olarak ele alarak geleneksel yorumu savunan ya da pratik çözümler sunmadan salt ahlaki kelimler ve kavramlar üzerinde duran meta-etik kuramlarla çözülemeyeceğini göstermeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda Hume'un ahlak felsefesinin geleneksel yoruma uyan ve uymayan kısımları incelendikten sonra, sorunun meta-etik kuramlara yansımaları tartışılmaktadır. Bu analiz, gayri-bilişselci ve bilişselci görüşleri savunan önde gelen düşünürler aracılığıyla sunulmaktadır. Alfred Jules Ayer ve Charles Stevenson gayri-bilişselcilik kapsamında analiz edilirken, Moritz Schlick ve George Edward Moore doğalcılık ve sezgicilik açısından incelenmektedir. Tartışılan teorilerden çıkan sonuçlar gereği, bilişselciliğe ve gayri-bilişselciliğe farklı açılardan yaklaşan iki filozofun daha irdelenmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Buradan yola çıkarak, John Mackie ve Richard Mervyn Hare olgu-değer problemi bağlamında analiz edilmektedir. İncelemenin sonunda, birisi özcülük, diğeri ahlaki yargıların akıldışı olduğu iddiası olmak üzere iki temel zorluk ortaya çıkar. Böylece hem özcülüğü ortadan kaldıracak hem de ahlaki yargıların rasyonelliğini savunacak bir teorinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bu ikiliğin çözülmesinin ancak ―olan‖ ile ―olması gereken‖ arasındaki ilişkinin tarihselliği ve teleolojisi bağlamında anlaşılabileceği fikrinden hareketle bu çalışmanın ikinci amacı, MacIntyre'ın neo-Aristotelesçi yaklaşımını ortaya koymak ve tartışmaktır. Anahtar Kelimeler: Bilişselcilik, Doğalcılık, Gayri-bilişselcilik, Olgu-Değer İkilemi, Özcülük, Sezgicilik