Çubukların Mukavemeti


Canbay E. , Luş H., Ersoy U., Wasti S. T.

Boğaziçi Yayınları, İstanbul, 2013

  • Basım Tarihi: 2013
  • Yayınevi: Boğaziçi Yayınları
  • Basıldığı Şehir: İstanbul

Özet

Uzun bir geçmişi olan katı cisimler mekaniği [Türkçe yaygın adıyla mukavemet], çoğu mühendislik dalı için vazgeçilmez öneme sahip temel bir konudur. Konunun çok geniş kapsamlı oluşu, üstelik yeni malzeme, kuram ve çözüm teknikleriyle genişlemeye devam etmesi, tüm içeriğinin tek bir kitapta ele alınmasını olanaksız kılmaktadır. Öte yandan mühendislik eğitiminde, klasik malzemelerden üretilmiş ve uygulamada sıklıkla kullanılan yapı elemanları ile ilgili temel bilgilerin ele alınması, genellikle lisans eğitimi sırasında gerçekleşir. “Çubukların Mukavemeti” başlığıyla yayına hazırladığımız bu kitap da böyle bir temel eğitimde yer alması beklenebilecek başlıkları ve bazı daha ileri konuları içermektedir.

 

Kuşkusuz hakkında birçok dilde defalarca yazılmış bir konu ile ilgili yeni bir şey söylemek iddiasıyla yola çıkmak gerçekçi olmayacaktır; ancak eldeki bilgilerin derlenip düzenlenmesi ve konunun aktarılması sırasında gözetilen ayrıntılar kitap yazarlarının kişisel deneyimlerinden besleneceği için, aynı konu üzerindeki kitaplar bile okuyucuya farklı bakış açıları kazandırır. Bu kitabı hazırlarken bizler de, hem daha önce İngilizce yayımlanan Introductory Mechanics of Deformable Bodies adlı kitaba hem de Boğaziçi Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde edindiğimiz deneyimlere dayanarak, iki esas amacı gözettik. Bunlardan ilki, konuların daha ilk başlardan uygulama deneyimleri ile aktarılması, uygulamadan esinlenmiş çok sayıda örnek barındırması ve konunun yalnız matematiğine değil aynı zamanda (hatta daha fazlasıyla) fiziğine vurgu yapılmasıydı. İsteriz ki öğrenciler mukavemeti yalnız birkaç denklem ezberleyip sayıları bu denklemlere yerleştirerek geçilen bir ders olarak algılamasınlar; hatta mukavemetin, bilim olma iddiasının gerektirdiği gibi, belli varsayımlara dayandığının, sorgulanabilir olduğunun ve geliştirilen yöntemlerin hatalar barındırabileceğinin ayırdına varsınlar, gördükleri eksiklikleri ve hataları gidermek için gereken cesareti kendilerinde bulabilsinler. İkinci amaç ise çok önem verdiğimiz Türkçe bilim dilinin yerleşmesi ve gelişmesine katkıda bulunmaktı. Her iki konuda da eksikliklerimiz olacaktır, bunların tamamlanabilmesi için okuyuculardan gelecek geri bildirimleri çok önemsiyor ve bekliyoruz.

 

Bu vesile ile, kitaptaki şekillerin bir bölümünün çiziminde yardımcı olan Halim Kerim Baş'a ve kitap taslağını okuyarak düzelti önerilerinde bulunan Büşra Erdem'e teşekkür ederiz.