Okul Kurumunun Kültürel-Toplumsal Eşitsizlik ve İmtiyazların Yeniden Üretimindeki Rolüne İlişkin Bir Değerlendirme


Creative Commons License

Göktürk Ağın D. , Ağın E.

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, cilt.53, ss.329-354, 2020 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 53 Konu: 1
  • Basım Tarihi: 2020
  • Doi Numarası: 10.30964/auebfd.597522
  • Dergi Adı: Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.329-354

Özet

Bu çalışmada kültürel-toplumsal eşitsizlik ve imtiyazlar (ayrıcalık) bağlamında okul habitusunun (yatkınlıklar bütünü) eğitime etkisi ve eşitsizlik ve imtiyazların (ayrıcalıkların) yeniden üretilmesi konusu üç temel metin üzerinden ele alınmaktadır. Toplumsal köken ve sosyal çevrenin belirleyiciliğinde şekillenen kültürel ve toplumsal eşitsizlikler okul kurumu içerisinde çeşitli yapılar, pratikler (eylemler) ve yönelimler aracılığı ile devamlılık sağlamaktadır. Toplumsal gerçekliğin önemli bir parçası olarak düşünülebilecek, belirli iktidar mekanizmalarını sürekli kılma mekânı olan okul kültürel ve toplumsal eşitsizliklerin üretiminde, devamlılığında ve yeniden üretiminde belirleyici roller üstlenmektedir. Kültürel eşitsizlik biçimleri okul kurumu içerisinde derinleşmekte, biçimsel eşitlik yapıları ve sembolik ortaklıklar aracılığı ile de gizlenmektedir. Bu makalede kültürel-toplumsal eşitsizlik ve imtiyazların (ayrıcalıklar) okul habitusu (yatkınlıklar bütünü) ile ilişkisi ve okul kurumu içerisinde yeniden üretilmesi, bu ilişkiselliği ve yeniden üretim pratiklerini (eylem) barındıran üç temel metin üzerinden değerlendirilmektedir: Pierre Bourdieu ve Jean-Claude Passeron’un “Varisler: Öğrenciler ve Kültür”, Paul Willis’in “İşçiliği Öğrenmek Sınıf, İşçilik ve Eğitim: İşçi Çocukları Nasıl İşçi Oluyor” ve Signithia Fordham ve John U. Ogbu’nun “Siyah Öğrencilerin Okul Başarısı: Beyaz gibi Davranmanın Yüküyle Başa Çıkmak.” Sonuç olarak, okul kurumu habitusu (yatkınlıklar bütünü), eşitsizlik biçimlerini kendi yapısında ürettiği ve barındırdığı pratikler (eylemler) ve yatkınlık üzerinden devamlı kılmakta ve bu devamlılığın diğer bileşenleri ise sosyal çevre ve aile habitusuna (yatkınlıklar bütünü) ait pratikler (eylemler) ve yatkınlıklar olmaktadır.