İstanbul Millet Bahçesi


Peker A. U. (Editor)

Hilmi Güner Mimarlık, Ankara, 2020

  • Publication Type: Book / Curator Book
  • Publication Date: 2020
  • Publisher: Hilmi Güner Mimarlık
  • City: Ankara

Abstract

İstanbul, Asya ve Avrupa kıtaları arasındaki muazzam coğrafi konumuyla sağladığı jeostratejik üstünlük içinde, çağlar boyunca
ekonomik ve siyasi bir merkez oldu. Ona bahşedilen bu konumun bir başka ayrıcalığı daha bulunmaktadır: İstanbul, Yengeç
Dönencesi ve Kuzey Kutup Dairesi ortasında, Akdeniz, Karadeniz, Balkanlar ve Anadolu arasında, sıradışı bir iklim kuşağı
üzerinde yer alır. Dört mevsimin yaşandığı ılıman iklimi ve verimli toprak yapısıyla İstanbul, her zaman mavi ve yeşilin bütün
renklerine sahip bir şehir oldu.
Bu özellikleri İstanbul’un insanlar için her zaman bir cazibe merkezi olmasını getirdi. Ayrıca, ticaret yolları üzerinde bir liman
şehri ve başkent olması nedeniyle imparatorlukların yükseliş dönemlerinde nüfusu hızla artan bir şehir oldu. Benzer bir
şekilde, yirminci yüzyılda, sanayileşmenin ekonomik nimetlerinden yararlanırken yine büyük bir nüfus artışına maruz kaldı.
Tarihte görülmemiş bir hızla büyüyen nüfus, su, konut, yol, yakıt, taşımacılık vb. pek çok sorunu da beraberinde getirdi.
Artık kirlenen şehirde yeşil ve mavi eski canlı renklerini yitirmeye başlamıştı. Çeperindeki kırsal alanlar ortadan kalktı. Bir
zamanların meşhur mesire yerleri yok oldu. Boğaz’daki bir kaç koru ve adalar dışında yeşil alanı hemen hemen hiç kalmadı.
Yirmi birinci yüzyılın başında ulaşılan daha yüksek ekonomi, bilgi ve görgü düzeyi şehrin temel sorunlarının çözümü için
gereken girişimleri de gündeme getirdi. Doğal gaz kullanımının yaygınlaşması, şebeke suyu ve çöp sorununun iyileştirilmesi,
su arıtma sistemlerinin kurulması, metro ağı gibi büyük projeler tamamlanarak çevre sorunları azaltıldı.
Ancak nüfus yoğunluğunun getirdiği konut ve işyeri ihtiyacı yeşil alanları ortadan kaldırmaya devam etti. Dünya şehirlerinde
kişi başına düşen “aktif” yani orman dışında kalan kullanılabilir yeşil alan oranları hesaba katıldığında, İstanbul kişi başına 8
metrekarenin altındaki oranıyla oldukça düşük bir seviyede. Oranın çok daha düşük olduğu bazı ilçeler bulunmakta (Esenler
ve Zeytinburnu: 1, Avcılar: 1.1, Gazi Osman Paşa: 1.2, Kartal: 1.2, Kadıköy: 2.8, Beyoğlu: 3.2, Şişli: 3.9, Ataşehir: 4.5,
Sultangazi: 5). Bu oranlar gelişmiş ülkelerde oldukça yüksek (Madrid’de 14, Şanghay’da 18, New York’ta 27, Londra’da
27, Amsterdam’da 45, Viyana’da 60, Pekin’de 88 ve Stockholm’de 90 metrekare).
Bu rakamlara bakınca bugün İstanbul’un en öncelikli eylem alanlarından birinin yeşil alanların büyütülmesi ve geliştirilmesi
olduğu anlaşılır. Yeşil alan ihtiyacı sadece İstanbul değil Türkiye’nin pek çok başka şehrinin de önemli bir sorunudur. Son
yıllarda gündeme gelen Millet Bahçesi kavramının arkasında yatan ana fikrin bu soruna çözüm getirme düşüncesinden
kaynaklandığı bir gerçektir. Acilen karşılanması gereken yeşil alan ihtiyacı böyle bir kent ve mimarlık kavramını şekillendirmiştir.
Millet Bahçeleri, şehirlerde insan-doğa ilişkisini iyileştirerek yaşam kalitesinin arttırılmasını hedefler. Bu kitap, Millet Bahçesi
kavramını tarihten bugüne gelen gelişimi içinde açıklayarak, İstanbul’da Atatürk Havalimanı’nı da kapsayan 8.540.000²’lik
bir alanda oluşturulacak Millet Bahçesi projesinin tasarım ve yapı özelliklerini tanıtır.