Abe Shinzo'nun Hafıza Politikaları’nın Japon Siyasal Benliğinin Hafıza Güvenliğine Yönelik Etkileri


Creative Commons License

Karahasanoğlu T.

Geçmişin Gölgesi, Geleceğin Tehditleri: Güvenliğin Sınırları ve Güvenlik Çalışmaları, Çanakkale, Türkiye, 15 - 16 Mayıs 2025, cilt.01, sa.1, ss.26, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 01
  • Basıldığı Şehir: Çanakkale
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.26
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Orta Doğu Teknik Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu makale, Japonya'nın hafıza güvenliğine yerel siyaset çerçevesinde odaklanmayı ve eski Başbakan Abe Shinzo'nun söylemleri, siyasi performansları ve eğitim reformları aracılığıyla ortaya koyduğu ontolojik güvensizliği incelemeyi amaçlamaktadır. Japon benliğinin kendisini insani bir güç olarak meşru kılmasını sağlayan kimlik duygusu ve ona eşlik eden hafıza güvenliğinin, Çin’deki Nanking Katliamı ve Güney Kore’deki “Teselli Kadınları” tarihsel meselelerine yönelik belirli bir bakış açısına dayandığı ileri sürülmektedir. II. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan antimilitarist kültür ile utanç ve suçluluğun kabulü, Japon siyasi kültürünün Asya komşuları karşısındaki belkemiği olarak görülmekte ve Japonya’nın uluslararası arenada kendisini insani bir güç olarak temsil etmesine olanak tanımaktadır. Hafıza güvensizliğinin çoğunlukla uluslararası sosyal güçlerden, gelişmelerden ve söylemlerden kaynaklandığı düşünülürken, bu makale, söz konusu meseleler hakkındaki Kore ve Çin bakış açıları ile tepkileri aracılığıyla değil, eski Başbakan Abe Shinzo’nun görev süresi boyunca sergilediği sosyal ve politik uygulamalar yoluyla Japonya’nın geleneksel siyasi benlik temsilinin kesintiye uğradığını savunmaktadır. Günümüzdeki Japon hafıza güvenliksizliği ve bununla birlikte gelen ontolojik güvensizliği ortaya koymak amacıyla makale üç aşamada ilerlemektedir. İlk aşamada, antimilitarist siyasi kültürün kurulması ve bunun Çin ile Güney Kore’ye yönelik tarihsel zararların kabulünü beraberinde getirmesi tarihsel olarak anlatılmaktadır. İkinci aşamada, Abe Shinzo’nun bu konulara yönelik siyasi görüşleri ve karşıt siyasi uygulamaları üç örnek üzerinden ele alınmaktadır: eğitim reformları, Yasukuni Tapınağı ziyaretleri ile Çin ve Kore’ye yönelik, Nanking Katliamı ve Teselli Kadınları trajedilerine dair söylemler; ayrıca Abe’nin yerleşik anma temsillerine yönelik meydan okuması tartışılmaktadır. Üçüncü ve son aşamada ise, Abe Shinzo’nun Japon benlik algısı üzerindeki etkisi ve geleneksel benlik anlatılarının bozulması, alternatif siyasi anma inşasının reddini gösteren Japon kamuoyu ve protestolara referans verilerek açıklığa kavuşturulmaktadır. Makale, Japonya’nın geçmişin alternatif sunum yöntemlerini reddettiğini ve bunun siyasi benlik algısı üzerindeki yansımalarını ampirik olarak ortaya koyarak sonuçlandırmakta; aynı zamanda, genellikle benliğin bir parçası olarak kabul edilen yabancı olmayan, yerli aktörlerin siyasi güven duygusunu bozan ve tartışan unsur olarak müdahalesini, hafıza güvenliği paradigmasında benliğe karşı benlik karşıtlığı şeklinde teorik olarak iddia etmektedir.