HAVA VE UZAY HUKUKUNDA TİCARİ HİZMETLERDEN DOĞAN HUKUKİ SORUMLULUK


Kurtuluş D. F.

Yetkin Basım Yayım ve Dağıtım, Ankara, 2019

  • Basım Tarihi: 2019
  • Yayınevi: Yetkin Basım Yayım ve Dağıtım
  • Basıldığı Şehir: Ankara

Özet

Son dönemlerde özel şirketler tarafından uzaya seyahatler düzenlenmeye başlanmıştır. Bu durum uzay turizmi ile uzay turisti, uzay katılımcısı veya uzay yolcusu gibi kavramların doğmasına sebep olmuştur. Bir uzay aracı ile seyahat eden uzay yolcusunun uğradığı zarardan doğan sorumluluğun tazmini konusu öğretide tartışmalıdır. Uzay cisminde bulunan uzay yolcusuna, yeryüzünde, hava sahasında veya uzayda başka bir fırlatan devletin uzay aracının çarpması halinde söz konusu zararı veren Fırlatan Devlet’in veya Uluslararası Örgütün uluslararası sorumluluğu doğacaktır. Oysa uzay cisminde bulunan uzay yolcusuna fırlatma esnasında, uzayda veya Dünya’ya dönüşü sırasında herhangi bir zararın gelmesi durumunda uzay yolcusunun içinde bulunduğu uzay cismini “Fırlatan Devletin” sorumluluğuna Sorumluluk Sözleşmesi’nin 7. maddesi gereği gidilemeyecektir. Sorumluluk Sözleşmesi Fırlatan Devletin vatandaşlarına ve fırlatma anından itibaren uzay cisminin inişine kadar uzay cismini çalışmasına katılan yabancı ülke vatandaşlarına uygulanmamaktadır. Bu durumda olan ve zarar gören uzay yolcuları ancak fırlatan devletin iç hukuk yollarına başvurarak zararlarını tazmin edebileceklerdir.

Türkiye’de de Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nca hazırlanan “Türkiye Uzay Ajansı Kurulması ve Uzaya Yönelik Faaliyetlerin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı (Türkiye Uzay Kanunu Tasarısı)” Bakanlar Kurulu’nca 13.02.2017 tarihinde TBMM’ye sunulmuştur. Bu tasarı kanunlaşmamıştır. Bunun yerine, 13 Aralık 2018 tarihinde 30624 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 23 nolu “Türkiye Uzay Ajansı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” ile Türkiye Uzay Ajansı kurulmuştur. Ne kararnamede ne de kanun tasarısında her ne kadar hüküm bulunmayan hallerde Türk Sivil Havacılık Kanunu (TSHK)’nun uygulanacağına dair bir hüküm bulunmasa da TSHK’nın sorumluluk hükümlerinin ulusal Uzay Hukuku’na uygulanmasından daha uygun bir yaklaşım yoktur. Ayrıca uzay araçları havalanabildikleri ve havada seyredebildikleri için atmosferde (hava sahasında) bulundukları sürece TSHK bakımından da hava aracı sayılmaktadır. Bu sebeple çalışmada iç hukukta uygulanması gereken kuralların düzenlenmesine ışık tutmak adına Hava Hukuku’nun ticari hizmet faaliyetleri ile ilgili hukuk kurallarına da başta TSHK olmak üzere değinilmiştir.