Habitus: İlişkisel Bir Sosyolojik Nesne olarak Eylem Sorunsalı


Mücen B.

Strata: İlişkisel Sosyal Bilimler Dergisi, no.10, pp.33-60, 2022 (Peer-Reviewed Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2022
  • Journal Name: Strata: İlişkisel Sosyal Bilimler Dergisi
  • Page Numbers: pp.33-60

Abstract

In this article, the possibility of a relational methodology, which could be established on the basis of the problematique of practice, is opened into discussion by reading Bourdieu’s concepts of habitus and capital / field in their open horizons. Through this reading, it is argued that the scientific truth is the effect of a scientific object on the functioning of substantialist thinking that is actualized by putting the (doxic) sense of reality naturalized in the common senses into question. Accordingly, the relational methodology, opened up into discussion in this article, does not develop a better representation of the objects in contrast to substantialist thinking. Instead, it operates by producing a problematic that puts the effects of the substantialist thinking in the functioning of the social organizations into question. In this article in order to develop this argument, it is first discussed how the problematique of practice in substantialist thinking and the ontology implicit to this problematique functions. Then, it is argued that the problematique of ontology in Bourdieu’s relational methodology is not developed on the basis of a presupposition about what the category of reality is. Instead, its problematique is based on the construction of a ground of sensibility through which we can develop a sense of the effects of practices in their relational totality. Afterwards, this problematique is read through the statement of “the particular case of the possible” –a statement though which Bourdieu defines what his analyses attempts to achieve—and through this reading it is argued that how Bourdieu opens up an empirical thinking in contrast to empiricism. Finally, in relation to the methodological problematique developed in this article, the possibility of thinking multiple ontologies is opened up as a discussion, and on the basis of this discussion some of the problems are addressed that could arise as a consequence of generalizing the main ontological principles inherent in Bourdieu’s concepts of field / capital into whole social totality.

Bu makalede, Bourdieu’nün habitus ve sermaye / alan kavramlarının açıklığında yapılan bir okumayla, eylem sorunsalıyla inşa edilebilecek ilişkisel bir metodolojinin imkânı tartışmaya açılmaktadır. Bu okumada bilimsel hakikatin, ortak duyularda sabitlenen “gerçeklik hissini” (doxa) soru haline getirebilecek bilimsel nesnelerin inşasıyla tözcü düşüncenin işleyişine karşı üretilen bir etki olduğu iddia edilmektedir. Buna göre bu makalede tartışmaya açılan ilişkisel metodoloji, tözcü düşüncenin içeriğini düzeltip nesnelerin daha doğru temsilini üreterek değil, bu düşüncenin toplumsal örgütlenmedeki işleyişini ve bu işleyişin etkinliğini soru haline getiren bir sorunsal üreterek işlemektedir. Makalede, bu iddiayı geliştirebilmek için öncelikle tözcü düşüncede eylem sorunsalının ve bu sorunsala içkin ontolojinin nasıl işlediği tartışılmaktadır. Daha sonra Bourdieu’nün ilişkisel metodolojisinde geliştirilen ontoloji sorunsalının, gerçeklik kategorisine dair üretilen bir varsayım değil, eylemlerin etkilerini ilişkisel bir bütünlükte duyumsayabileceğimiz bir duyarlık alanı inşası olduğu iddia edilmektedir. Bu sorunsal Bourdieu’nün kendi araştırmalarını nitelendirdiği “mümkün olanın tikel örneği” ifadesi ile ilişkilendirilerek, Bourdieu’nün ampirizme karşı nasıl bir ampirik düşünme alanı açtığı tartışılmaktadır. Son olarak, yine bu sorunsal çerçevesinde çoklu ontolojileri düşünülebilmenin imkânı ele alınırken, Bourdieu’nün sermaye / alan kavramlarının tekilleşen ontolojik prensiplerini genelleştirmenin sorunlarına işaret edilmektedir.