III. Ulusal Sosyolojinin Geleceği, Geleceğin Sosyolojisi Kongresi, Ankara, Türkiye, 18 - 19 Aralık 2025, ss.63-70, (Tam Metin Bildiri)
Bu çalışma, yükseköğretim alanında Üretken Yapay Zekâ (ÜYZ) araçlarının yaygınlaşmasının akademisyenlerin mesleki algıları ile akademik emek üzerindeki dönüştürücü etkilerini irdelemeye odaklanmaktadır. ÜYZ’nin dönüştürücü etkileri, Andrew Abbott’ın mesleki yargı yetkisi kuramı (jurisdictional theory) çerçevesinde ele alınacaktır.
Abbott’ın kuramına göre, bir mesleğin toplum nezdinde meşru bir tanınırlık ve yetki alanı kazanmasının temelinde, o meslek çevresi tarafından dış müdahaleye karşı korunmak amacıyla mümkün olduğunca soyutlanmış ve kuramsallaştırılmış bir bilgi sisteminin üretimi ve bu bilgiyi kullanarak belirli çalışma (work) alanlarında kontrol sahibi olunması yatar. Meslekler yargı yetkilerini korumak ve genişletmek için rakip meslekler ve meslek-ötesi yapılarla sürekli mücadele halindedir. Akademisyenlik, bu bağlamda, hem soyut akademik bilginin üretimi hem de bu bilgiyi özgün bir dilsel ve kavramsal çerçeve içinde gelecekteki meslek sahiplerine aktarma çalışmalarıyla tanımlanabilir. Abbott’ın tanımında öne çıkan, akademik bilgi sisteminin meşrulaşmış bekçiliği rolü, akademisyeni yalnızca bilginin üreticisi değil aynı zamanda bu bilginin kullanım sınırlarını ve normlarını belirleyen bir aktör olarak konumlandırmamızı sağlar. Bu açıdan bakıldığında, akademik bilginin üretimi ve aktarımı süreçlerinde rol oynamaya başlayan ÜYZ gibi dışsal bir teknoloji ve meslek ötesi bir yapının, akademisyenlik mesleğini nasıl etkilediği önemli bir inceleme alanı oluşturmaktadır. Bu çalışmada ÜYZ’nin akademisyenliğin bilgi üretme, aktarma ve bu süreçler üzerindeki kontrolüne etkileri, Abbott’ın kuramı çerçevesinde değerlendirilecektir.
Araştırma, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin farklı bölümlerinde görev yapan akademisyenlerin hem kendi ÜYZ kullanım deneyimlerini hem de öğrencilerinin ÜYZ kullanımına ilişkin gözlemlerini paylaştıkları on odak grup görüşmesinin bulgularına dayanmaktadır. Çalışmada, ilk olarak, akademisyenlerin mesleklerinin yetki alanına ve tanınırlığına karşı ÜYZ’nin oluşturduğunu hissettikleri tehditler kavramsallaştırılacaktır. Akademisyenin bilgi otoritesi olma rolünün kaybı, öğretme süreci üzerindeki kontrolünün kaybı ve akademik üretimde sorumluluğun dağılması (diffusion of responsibility) bu tehditlerden bazıları olarak sayılabilir. Daha sonra, algılanan tehditler karşısında akademisyenlerin mesleğe ilişkin algılarında ve akademik emek süreçlerinde ortaya çıkan dönüşüm alanları ortaya koyulacaktır. Bu dönüşüm alanları, görüşmeye katılan akademisyenlerin ÜYZ kullanımı karşısında aldıkları pozisyonlar, geliştirdikleri tutumlar ve uygulamalarla somutlaştırılacaktır. İş yükünün değişimi, görünmeyen akademik emek, öğrenci nezdinde itibar kaybı, mesleki aşınma ve yetersizlik hissi bu dönüşümün örnekleri arasında gösterilebilir.
Son olarak, akademisyenler mesleklerinin soyut ve kuramsal bilgi sistemi ve pedagojik otorite üzerinden kurmuş olduğu tanınırlık ve yetki alanının, ÜYZ araçlarının yaygınlaşması ile ciddi boyutta sorgulanır hale geldiği görüşünde olsa da, bu sorgulamanın kendine döndüğü takdirde tehdit olmanın yanı sıra bir yeniden yapılanma fırsatı olarak da değerlendirilebilmesinin olanağı tartışılacak ve teknolojik gelişmelerin hiçbir zaman tek yönlü olarak anlaşılamayacak doğasına vurgu yapılacaktır.