ATATÜRK DÖNEMİNDE BİR 2. DÜNYA SAVAŞI ÖNCÜLÜ VE BİR AMERİKAN KAMPLAŞMA TARİHİ: ABD GENELKURMAY BAŞKANI’NIN TÜRKİYE ZİYARETİ


Yorgun İ.

2nd International Rating Academy Congress: HOPE, Çanakkale, Türkiye, 19 - 21 Nisan 2018, cilt.1, no.7, ss.108

  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: Çanakkale
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.108

Özet

2. Dünya Savaşı’nın 1939 yılında Balkanlarda farklı etnik grupların çatışması sonrası patlak verdiği ve bunun sonrasında meydana gelen gelişmeler ile ABD ve Sovyet kamplaşmalarının oluştuğu toplumlarda yaygın bir inanış ve akademik çevrelerde bir sunum şeklidir. Bu büyük savaş sayesinde de ABD’nin doğal yükseliş rotasına girdiği ve hegamon güçlerden biri olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. Oysa, gerek ABD’nin başat güçlerden biri olarak sıyrılmaya başlaması ne sadece 2. Dünya Savaşı’na özgüdür ne de iki gücün kamplarını oluşturması 1939 yılı ve sonrasındaki gelişmelerle sınırlandırabilir. Oysa Avrupa’nın eski güçleri İngiltere ve Fransa gibi emperyal güçlerin yerine gözünü diktiği ve zamanla bu güçlerin çatırdamaya başlaması ile onların yerine geçmeye hazır olduğu yönünde güçlü ve ciddi emareleri mevcuttur. Avrupa’nın emperyalizmi çökerken, bu metodları kullanmayacağını dile geriren bir söylemle ortaya çıkmış olan Washington’un sözde tarafsız ve anti-emperyal bu yeni metod ile yavaş yavaş balat güç olmaya başlaması kaçınılmaz olarak gözükmektedir. Esasında, emperyal söylemden uzak duran ABD Osmanlı toraklarında 1820lerden beri topluma hizmet, okul, hastane, hayır işleri vb metotlarla imparatorluğa sızmış ve Avrupalı imparatorlukların savaş, toprak talebi vb yöntemlerle açıkça verdiği zararı Osmanlı milletlerinin zihinlerine girip ayaklanma, kışkırtma, isyan vb gizli yöntemlerle misliyle yerine getirmiştir. Benzer metotları yine bağımsızlığını henüz kazanmış, ayakları üstünde durmaya çalışan Atatürk dönemi Türkiye Cumhuriyeti’ne yendiden uygulamayı planlamış ve 2. Dünya Savaşı’nın bir öncülü olarak adlandırılabilecek kamplaşma insiyatiflerinde Türkiye’yi hep hedef ülkeler arasına katmış (Briand-Kellog Paktı gibi) ve kendi koruma şemsiyesine almak ve Sovyet rekabetine kaptırmamak için çabalar yürütmüştür. Bu kapsamda ABD Genelkurmay Başkanı General Douglas McArthur’u Avrupa ve Orta Doğu ziyaret programı kapsamında Türkiye’ye de göndermiştir. Ziyaret ortaya çıkarmıştır ki Atatürk’ün öngörülülük kabileti yaklaşan büyük savaşın ayak izlerini ortaya koymuştur.