FARKLI PROSESLERE SAHİP ATIK SU ARITMA TESİSLERİNDE SU KAYNAKLI PARAZİTİK PROTOZOALARIN GİDERİM KAPASİTESİNİN BELİRLENMESİ
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Bülent İçgen
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: İngilizce
Özet:
Giardia intestinalis, Entamoeba histolytica, Blastocystis hominis ve Cryptosporidium parvum, sırasıyla giardiasis, amebiasis, blastocytosis ve cryptosporidiosis’e sebep olan protozoon parazitlerdir. Bu enfeksiyonlar oldukça yaygındır ve çoğunlukla su kaynaklıdır. Bu protozoonların atıksu arıtma tesislerinin (AAT'ler) deşarj noktalarında izlenmesine yönelik düzenlemelerin olmaması nedeniyle, yüzey sularına ulaşan deşarjlar su yoluyla bulaşmalarına yol açmaktadır. Bu durum, su güvenliği sanitasyonu ve hijyeni açısından AAT'lerin parazitleri uzaklaştırma kapasitelerinin önemini ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle, bu çalışmada Ankara-Türkiye'de bulunan konvansiyonel aktif çamur (CAS), biyolojik besin giderimi (BNR), ardışık kesikli reaktör (SBR), membran biyoreaktör (MBR) ve koagülasyon-flokülasyon ve UV dezenfeksiyon ünitelerini içeren bir AAT (CoFlUV) olmak üzere beş farklı AAT türü, seçilen protozoonların giderim kapasiteleri açısından bir yıl süresince mevsimsel olarak incelenmiştir. Her bir AAT'nin hem giriş hem de çıkış suyunda bu protozoonlara özgü genler kantitatif polimeraz zincir reaksiyonu ile belirlenmiştir. Çıkış suyu numunelerindeki protozoan rDNA kopyalarının giriş suyu numunelerine kıyasla azalması, log10 giderim değeri (LRV) şeklinde belirlenmiştir. LRV 1 ve 2'ye G. intestinalis için CAS, SBR, CoFlUV ve MBR'de, B. hominis için CAS, BNR ve CoFlUV'de ve C. parvum ve E. histolytica için test edilen tüm AAT’lerde ulaşılmıştır. LRV > 3 değerlerine E. histolytica için CoFlUV ve MBR'de, B. hominis için CAS, BNR, SBR ve MBR'de ve C. parvum için test edilen tüm AAT’lerde ulaşılmıştır. Ancak, G. intestinalis için test edilen hiçbir AAT LRV 3'e ulaşamamıştır. Mevsimsel farklılıklar G. intestinalis için SBR'de, E. histolytica için CAS, SBR ve CoFlUV'de, B. hominis için test edilen tüm AAT’lerde ve C. parvum için CAS'ta gözlenmiştir (p<0.05). Sonuçlar, AAT'lerde protozoaların gideriminin kullanılan proseslerden büyük ölçüde etkilendiğini ve bu AAT'lerin deşarjlarının halk sağlığı açısından potansiyel riski en aza indirmek için daha fazla izleme ve gözetim gerektirebileceğini ortaya koymuştur.