HARRY POTTER SERİSİ’NDE İKTİDARIN FOUCAULTÇU BİR OKUMASI: TÜRCÜLÜK VE KANA BAĞLI AYRIMCILIK
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Yabancı Diller Eğitimi Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Dürrin Alpakın Martınez Caro
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: İngilizce
Özet:
Bu tezin amacı J. K. Rowling tarafından yazılan Harry Potter Serisi’nin yedi
kitabında yer alan iktidar ilişkilerini ve söylemini Foucaultcu bir bakış açısıyla
değerlendirmektir. Foucault genel inanışın aksine, iktidarın elle tutulan ve bir kişiye
ait olmayan bir olgu olduğunu savunur. İktidar insanları çevreler ve içinde var olduğu
söylemden hem beslenir hem de onu besler. Öte yandan, iktidar bir kişi ya da kişiler
tarafından elde tutulur olmasa da kişisel menfaatler ve sosyal hayatta elde edilecek
ayrıcalıklar için kötüye kullanılabilir. Bu durumda, insanlardan elde edilen bilgiler
var olan söyleme uyacak şekilde manipüle edilebilir ve kurumlar söylemin
oluşturulması ve korunmasına yardımcı olur. Kişinin kendi kendine keşfettiği
toplumun beklentileri, onu söylem tarafından normalleştirilmiş bir ürün haline getirir.
İnsanları bu hale getirilen disiplin süreci ise sabit çizelgeler ve aktiviteler ve en
önemlisi gözetim gibi kontrol mekanizmaları ile sağlanır. Harry Potter Serisi’nde
toplumda hâlihazırda var olan hem insan olmayan türlere karşı (türcülük) hem de
insanların kendi aralarında olan (kana bağlı ayrımcılık) ayrılıkçı söylem Voldemort
ve takipçileri tarafından ayrıcalıklı bir statü elde edip onu korumak ve kişisel çıkarlar
elde etmek amacıyla kötüye kullanılır. Grup psikolojisinden faydalanılarak insanların
vii
ve insan olmayan türlerin aralarına diğerlerini dışlayan ayrılıkçı çizgiler çektirilir. Bu
“böl ve yönet” metodolojisi daha kolay yönetilecek ve Voldemort ve takipçilerinin
hizmetine hazır hale gelecek bir kutuplaşmış toplumun oluşmasına sebep olur. Sihirli
toplumun fertleri iktidar söylemi tarafından disipline edilip edilmedikleri ve bu
söylemi koruyup korumadıklarının devamlı gözetimindedirler. Dahası, ayrıştırılan
grupların bireylerine bakıldığında bilginin manipüle edildiği daha net bir şekilde
anlaşılmaktadır. Zira ayrılık, türcülük ve kana bağlı ayrımcılıktan ziyade
Voldemort’un sistemini destekleyenler ve ona karşı koyanlar şekline gelmiştir. Bu
durumda, Voldemort ve takipçilerinin felsefesinin de bir tabanı yoktur; tamamen
söylemseldir. Dolayısıyla, seri Foucault’nun fikirleri ile aynı çizgidedir.