İZMİR ŞEHİR MERKEZİ İÇİN JEOKİMYA İLE JEOMEDİKAL RİSK DEĞERLENDİRMESİ, TÜRKİYE


Arş. Gör. ATİLLA KILIÇ

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tez Danışmanı: Doç. Dr. Fatma Toksoy Köksal

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: İngilizce

Özet:

Mineraller ve elementler gibi jeojenik malzemeler tüm canlılar üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Özellikle insanlar, insan sağlığı üzerinde olumlu ya da olumsuz etkileri olabilecek yutma, deri emilimi, soluma ve yanlışlıkla tüketim gibi çeşitli yollarla jeojenik maddelere maruz kalmaktadır. Bu nedenle, birçok gelişmiş ülkede kaya, toprak ve sedimanda bulunan elementlerin dağılımını ve potansiyel risklerini belirlemek için risk hesaplamaları ve jeokimyasal çalışmalar yapılmıştır. Ancak karmaşık bir jeolojiye sahip olan ülkemizde bu tür çalışmaların önemi yeni yeni anlaşılmaya başlanmış ve bu alandaki araştırmalar henüz yeni başlamıştır. Risk değerlendirmesi bağlamında İzmir şehir merkezine odaklanan bir pilot çalışma gerçekleştirilmiştir. Örnek yerlerinin seçiminde jeolojik haritalar, uydu görüntüleri ve yerleşim yerleri gibi çeşitli faktörler esas alınarak çalışma alanı gridlere bölünmüş ve birimlerin jeolojik özellikleri dikkate alınarak her karelajdan kaya, toprak ve sedimanlardan örnekler toplanmaya çalışılmıştır. Örnekler jeokimyasal analiz için homojenize edilmiş ve ilgili laboratuvara gönderilerek ağır metaller ve halojenler başta olmak üzere 73 element için jeokimyasal analizler gerçekleştirmiştir. Jeomedikal bir yaklaşımla yapılan jeokimyasal incelemeler toksik elementlerin dağılımını ortaya koymuştur. İzmir şehir merkezi örneğinde, toprağın elementlerle kirlenmesi farklı birey grupları için kanserojen ve kanserojen olmayan riskler oluşturmaktadır. Toprak ve kayadaki arsenik zenginleşmesi genel riskin önemli bir nedenidir. Bu nedenle, potansiyel risk taşıyan alanlarda toprak rehabilitasyonu ve riskleri dikkate alan şehir planlaması şiddetle tavsiye edilmektedir. Sonuç olarak, bu çalışmanın sonuçları, bu alanda daha kapsamlı araştırmalara duyulan ihtiyacı ve jeojenik malzemelerle ilişkili potansiyel riskleri belirlemek için bu tür çalışmaların yapılmasının önemini vurgulamaktadır. Bu çalışmanın bulguları, risk değerlendirmeleri ve jeojenik malzemelerin yönetimine ilişkin gelecekteki araştırma ve politika kararları için güçlü bir bilimsel temel sağlamaktadır.