Ortaokul öğrencilerinin argümantasyon kalitelerinin, bilgi görselleri ve bilgi kaynakları kullanımlarının ve epistemolojik inançlarının genetiği değiştirilmiş organizmalar kapsamında incelenmesi
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Matematik Ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Özgül Yılmaz Tüzün
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: İngilizce
Özet:
Bu çalışmanın temel amacı, ortaokul öğrencilerinin genetiği değiştirilmiş organizmalara (GDO) ilişkin argümantasyon kalitelerini, bilgi görseli ve bilgi kaynakları kullanımlarını ortaya koymaktır. Ayrıca, öğrencilerin epistemolojik inançlarına ve GDO hakkındaki bilgi kaynaklarını kullanımlarına dayalı olarak argümantasyon kalitelerinin yordayıcılarını belirlemek de amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara’nın Çankaya ilçesinden 579 yedinci ve sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Korelasyonel araştırma yaklaşımı kullanılmıştır. Veriler, bir metin, açık uçlu sorular ve bilgi görselleri içeren Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar Metni, Bilgi Kaynaklarının Kullanımı Anketi ve Epistemolojik İnançlar Anketi kullanılarak toplanmıştır. Tanımlayıcı istatistikler, öğrencilerin gerekçelendirme, kaynak/kesinlik ve gelişim boyutlarında orta düzeyde sofistike epistemolojik inançlara sahip olduğunu göstermiştir. Altı farklı bilgi görseli kullanımı istenirken öğrenciler en sık dört farklı bilgi görseli kullanımı ile nispeten yüksek sayıda bilgi görseli kullanmışlardır. Öğrenciler düşük argümantasyon kalitesi göstermiştir çünkü çoğu öğrenci karşı argüman ve çürütme üretmekte başarısız olmuştur. Tüm boyutlarda bilgi kaynaklarının kullanımı konusunda orta derecede düşük puan almışlardır. Pearson korelasyon analizi, argümantasyon kalitesinin epistemolojik inançların tüm boyutları ve okul kaynakları hariç bilgi kaynakları ile ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, ziyaret ve dış kaynaklar epistemolojik inançların gelişim ve gerekçelendirme boyutlarıyla ilişkilidir. Çoklu regresyon analizi, argümantasyon kalitesinin epistemolojik inançlar (gelişim hariç) ve ziyaret kaynakları tarafından yordandığını göstermiştir. Bu çalışma, işlevsel bilimsel okuryazarlığın önemli göstergeleri olan bilişsel ve duyuşsal değişkenler arasındaki ilişkileri eş zamanlı olarak inceleyerek literatüre katkı sağlamaktadır.