TRABZON AĞASAR DERESİ ÜZERİNDE SAYVANÇATAK KÖYÜ-KARADENİZ ARASINDA BULUNAN SU DEĞİRMENLERİNİ KORUMA PROJESİ


Öğr. Gör. SELİN KARACA

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık, Türkiye

Tez Danışmanı: Zeynep Eres Özdoğan

Tezin Onay Tarihi: 2009

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Endüstri devrimi ile birlikte değişen ve gelişen üretim süreçleri, üretimde geleneksel metodların terk edilmesine neden olmuştur. Yakın geçmişe kadar en önemli üretim yapılarından biri olan su değirmenleri de bu durumdan nasibini almış ve giderek kullanımları azalmıştır. Su değirmenleri; bir döneme tanıklık etmiş geleneksel üretim yapıları olmalarının yanı sıra, kültür varlığı bağlamında da gelecek nesillere aktarılması gereken değerlerdir. Bu nedenle bu çalışmada; gelişen teknoloji, köyden kente olan göç ve geleneksel tarım faaliyetindeki azalma gibi nedenlerle gittikçe kullanımı azalan, yok olma tehlikesi içerisinde olan bu yapıların karşılaştıkları koruma sorunları ve sürdürülebilir koruma yöntemleri araştırılmıştır. Çalışma alanı olarak seçilen Ağasar Deresi, Trabzon ili, Şalpazarı ilçesinde bulunan Sis Dağı'ndan akmaya başlayarak Beşikdüzü ilçe sınırları içerisinde Karadeniz'e dökülmektedir. Bu alan, dere ve kolları ile derin vadiler şeklinde parçalanan engebeli bir yapıya sahiptir. Bu nedenle tarımsal üretim alanları sınırlı ve tarımda makineleşme çok azdır. Nemli bir iklim yapısına sahip olan Ağasar vadisi buğday tarımına elverişli olmadığından tahıl olarak en çok mısır yetiştirilmektedir. Yöre insanı çok yakın bir geçmişe kadar ekmeğini de mısırdan yapmış, bu durum da değirmenlerin önemini bir hayli arttırmıştır. Su değirmenleri, ekonomik açıdan olduğu kadar sosyal hayatın bir parçası olarak da bölge halkının hayatında hatrı sayılır bir yere sahiptir. Trabzon’da bulunan Ağasar Deresi üzerinde konumlandırılmış değirmenlerden Sayvançatak Köyü ile Karadeniz arasındaki güzergahta bulunanlar çalışma kapsamına alınmıştır. Dokuz değirmenden ikisi fotoğraf ile belgelenirken, yedisi için ayrıntılı rölöve çalışması yapılmıştır. Bu araştırmalar yolu ile değirmenlerin çalışma prensipleri, teknik ve mimari özellikleri incelenmiştir. Tez çalışması sadece yapılarla sınırlı tutulmamış, değirmenlerin işleyişi açısından önemli olan su kanalları, su olukları, yollar, köprüler gibi unsurlar da değirmenlerle birlikte ele alınarak değerlendirilmiştir. Alan çalışmasına destek olarak yapılan literatür incelemesinde, Karadeniz coğrafyasında su değirmenleri ile ilgili araştırmalar olmakla birlikte Ağasar Vadisi’nde bu konu ile ilgili akademik bir çalışma yapılmadığı tespit edilmiştir. Tez kapsamında öncelikle çalışma alanının coğrafyası, mimari özellikleri, sosyal yaşantısı, kültürel değerleri ve ekonomik faaliyetleri hakkında bilgi verilmiştir. Bu aşamada yazılı kaynaklar çok yeterli olmadığından sözlü kaynaklardan ve alan çalışması sırasında yapılan gözlemlerden yararlanılmıştır. Değirmenlerin tarihsel gelişimi ve değirmen tipleri araştırılarak Ağasar Deresi değirmenlerinin genel özellikleri ve çalışma prensipleri anlatılmıştır. Yapılan belgeleme çalışmaları ile ayrıntılı olarak tasvir edilen değirmenlerin korunması gerekli kültür varlığı ve peyzaj xvi değerleri tespit edilmiştir. Koruma sorunları saptanarak bu sorunların çözümüne yönelik öneriler geliştirilmiştir. Değirmenlerin salt tarihi bir yapı olarak değil, suyun kanala girişinden çarktan çıkışına bir üretim teknolojisini tanımlayan geleneksel teknoloji tarihinin bir parçası olarak korunması için en doğru yol bu yapıların kullanımının sürdürülmesidir. Bu çerçevede ele alınan dokuz değirmenin, bütüncül bir sürdürülebilir koruma yaklaşımı ile korunması amaçlanmıştır. Bölgede halen mısır unu üretimi yaygındır. Bu nedenle değirmenlerin üretime devam etmesi ve kooperatif sistemi ile pazara açılması tez kapsamında tartışılmıştır.