CXXC5'in Genom Düzeyinde Etkilerinin Tanımlanması
MUYAN M. (Yürütücü), Otlu Sarıtaş B.
TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2023 - 2026
- Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
- Destek Programı: 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı
- Başlama Tarihi: Nisan 2023
- Bitiş Tarihi: Nisan 2026
Proje Özeti
17β-östradiyol (E2), dolaşımdaki en etkin östrojen hormonu olarak meme dokusu dahil birçok doku ve organ fizyolojisi
ve patofizyolojisinde önemli bir rol oynar. Bir mitojenik faktör olan E2, meme epitelyal hücre çoğalmasını/farklılaşmasını
transkripsiyon faktörü olarak işlev gören östrojen reseptör α (ERα) aracılığıyla gerçekleştirir. E2’nin bağlanmasıyla aktive
edilen ERα, hedef genlerin yakın ve/veya uzak düzenleyici elemanlarıyla ilişkilenerek transkripsiyon faktörlerini ve
membran sinyal yolak proteinlerini kodlayan birincil genlerin ekspresyonunu düzenler. Birincil yanıt genlerinin protein
ürünleri de DNA sentez ve modifikasyonunda, hücre döngüsü ve bölünmesinde rol oynayan ikincil gen ekspresyonlarını
modifiye ederek hücre çoğalması/farklılaşma sürecini tetikler.
E2-hedef genlerinin belirlenmesi, gen ekspresyonu mekanizmalarının tanımlanması ve proteinlerinin işlevsel olarak
incelenmesi, meme kanserinin başlaması/ilerlemesine yönelik önemli kazanımlar sağlayabilir. Bu kazanımlar da meme
kanserine karşı etkin ek/alternatif tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkıda bulunabilir. Meme kanserinin
başlamasında/ilerlemesinde E2-ERα sinyalinin rolünün anlaşılmasına yönelik çabalara katkı amaçlı sürdürdüğümüz
çalışmalarımızda, E2-ERα sinyalinin birincil yanıt geni olarak CXXC5 ekspresyonunu düzenlediğini ve deregüle olan
CXXC5 ekspresyonunun meme kanseri oluşumuna/ilerlemesine katkıda bulunabileceğini gösterdik. E2-ERα sinyali de
dahil olmak üzere çeşitli sinyal yolakları tarafından tüm dokularda değişen seviyelerde sentezi düzenlenen CXXC5
proteininin hücre çoğalmasından ölümüne kadar birçok süreçte rol oynadığı gösterilmiş olmasına rağmen, CXXC5’in
işlevi ve etki mekanizmaları yeterince bilinmemektedir. Bulgularımız, CXXC5’in metillenmemiş CpG dinükleotit dizilerine
bağlanan ancak transkripsiyon düzenleyici özellikleri olmayan bir protein olarak tanımlamaktadır. Sınırlı sayıda gen
lokusuyla gerçekleştirdiğimiz çalışmalarımızda, CXXC5’in gen ekspresyonlarını işlevsel olarak farklı proteinlerle
ilişkilenen bir nükleasyon faktörü olarak E2-ERα sinyalinden bağımsız etkilediğini ve kimi E2 hedef genlerinin
ekspresyonlarını bir öncü faktör rolüyle E2-ERα sinyaline hazırlayarak hücre çoğalmasına katıldığını önermektedir.
Bu başvurumuzda amacımız, CXXC5’in genom düzeyinde etkilerinin önbilgi profilinin çıkarılmasıdır. Başvurumuz
aracılığıyla elde edeceğimiz bulguların, CXXC5’in hücre fenotipik özelliklerinin sergilenmesine katkıda bulunan işlev ve
etki mekanizmalarının aydınlatılmasında önemli olacağını öngörmekteyiz. Bu amaca yönelik olarak, endojen CXXC5
sentezinin ve E2-ERα sinyal yolağının işlevsel olarak baskılanabileceği ortamda Flag-etiketli CXXC5 sentezi yapan ERα-
pozitif ve E2 yanıtlı meme adenokarsinomundan türeyen MCF7 hücre hattımızdan yararlanacağız. Bu MCF7 model
hücre hattı aracılığıyla; 1) CXXC5’in genom düzeyinde ekspresyonunu etkilediği kodlayıcı RNA transkriptleriyle birlikte
transkripsiyondan epigenetik değişikliklere kadar bir çok süreçte rol oynayan kodlayıcı olmayan RNA transkriptlerini
RNA-sekanslama yaklaşımıyla tanımlamayı, 2) CXXC5’in genomdaki DNA bağlanma bölgeleri ve motifleri kromatin
immünçökeltme-sekanslama yaklaşımı ile belirlemeyi, ve 3) CXXC5’in düzenlediği genom düzeyindeki DNA metilasyon
değişikliklerini metilasyon-sekanslama yaklaşımıyla tanımlamayı hedeflemekteyiz.
CXXC5’in genom düzeyinde etkilerinin bütünleşik bir biçimde tanımlanmasının, CXXC5’in işlevlerinin ve etki
mekanizmalarının aydınlatılmasına özgün katkılarda bulunabilir. Bu katkılar, CXXC5 gen ekspresyon düzensizliklerinin
dahil olduğu meme kanserini de içeren çeşitli östrojen doku hastalıklarının tanı ve tedavi yaklaşımlarının iyileştirilmesine
ve/veya geliştirilmesine de öncülük edebilir.