Elektroeğirme Yöntemi ile Elde Edilmiş Yeni Kaplı Bıçak Spreyinin Hızlı Klinik Tanı Uygulamaları için Kütle Spektrometreye Doğrudan Bağlanması


BOYACI E. (Yürütücü)

TÜBİTAK Projesi, 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı, 2020 - 2022

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Destek Programı: 1001 - Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı
  • Başlama Tarihi: Şubat 2020
  • Bitiş Tarihi: Ekim 2022

Proje Özeti

Özgün değeri: Ambiyant kütle spektrometre, basit kullanımı ve hızlı olması nedeniyle pek çok araştırma alanında ilgi görmektedir. Bu alandaki tüm gelişmelere rağmen en önemli dezavantajları arasında kütle spektrometreye matriks ve analitlerin aynı anda gönderilmesi ve sonucunda oluşan yüksek arka plan ve iyon baskılanmasına bağlı düşük analitik duyarlılık ve nihai olarak sık bakım ihtiyacıdır. Bu sebeplerle, yukarıdaki bahsi geçen önemli analitik meziyetlerinden ödün vermeyen ve doğrudan kütle spektrometreye bağlanabilecek gelişmiş bir örnek hazırlama sistemine ihtiyaç duyulmaktadır. Katı faz mikroekstraksiyon (solid phase microextraction, SPME) iyi tasarlanmış bir örnekleme ve örnek hazırlama yöntemidir. Dizaynda esneklik, in vivo uygulamalar, zamana bağlı değişimleri izlemeyi sağlayan tüketmeyen ekstraksiyon, serbest ve toplam derişimin belirlenmesi, SPME tarafından sunulan başlıca avantajlardır. Ayrıca, doğrudan kütle spektrometreye bağlandığında düşük tayin sınırları ile umut verici sonuçlar vermektedir. Doğrudan kütle spektrometreye bağlanarak kullanılan SPME’nin kaplı bıçak spreyi (coated blade spray, CBS) formu hem ekstraktif bir prob hem de elektrosprey iyonlaşma kaynağı olarak kullanılmaktadır. Fakat hâlihazırda geliştirilmiş CBS kaplamalarının önemli eksiklikleri de bulunmaktadır. Bu problar polar analitlere yeterli duyarlılığı göstermemektedir. Ayrıca kullanılan ekstraktif parçacıkların prob yüzeyine yapıştırıcı bir polimer içinde tutturulmuş olması, analitin hem ekstraksiyonu hem de desorpsiyonu sırasında difüzyon kinetiğini yavaşlatmaktadır. Bu proje kapsamında elektroeğirme yöntemi kullanılarak yukarıdaki dezavantajları ortadan kaldıracak yeni nesil CBS problar ve kritik klinik uygulamalarda kullanılmak üzere analitik metotlar geliştirilecektir.

Yöntemi: Üretilecek yeni CBS problar özellikle çeşitli biyolojik sıvılarda klinik öneme sahip biyo-işaretleyicilerin tayinine yönelik geliştirilecek ve elektrosprey iyonlaşma kaynağı olarak da kullanılarak doğrudan kütle spektrometre ile eşleştirilecektir. Birinci tip CBS probu polar bir ekstraktif faz ile kaplanacak ve idrar örneklerinde kanser biyo-işaretleyicilerin tayini için kullanılacaktır. Bu amaçla çeşitli kanser türlerinde biyo-işaretleyici olarak belirlenen 8-oxo-dG, 8-oxo-dA, serotonin, serotoninin idrara geçen başlıca metaboliti 5-hidroksiindol asetik asit, fenilalanin ve triptofan çalışma analitleri olarak seçilmiştir. İkinci tip CBS probu, polar-apolar dengelenmiş ekstraktif faz ile hazırlanacaktır. Geliştirilen bu prob, genellikle küçük miktarlarda toplanabilen biyolojik numuneler için probun sunabileceği hızlı teşhis çözümlerine odaklanılarak, ekstrakte edilmiş plazma spotu uygulamalarında kullanılacaktır. Bu uygulamalarda testosteron, progesteron ve kolesterol tayinleri hedef alınacaktır. Her iki metotta da probun örnek ile ekstraksiyon ve desopsiyon temas süreleri, analitleri geri almada kullanılacak çözgenin bileşimi gibi parametreler optimize edilecektir.

Yönetimi: Proje Doç. Dr. Ezel Boyacı yürütücülüğünde, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü’nde iki yüksek lisans öğrencisinin de yer alacağı bir platformda yürütülecektir. Prof. Dr. Ahmet Emin Eroğlu  (İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü) özellikle elektroeğirme yöntemi ile kaplamların hazırlanmasında projeye danışman olarak destek verecektir.

Yaygın etki: Geliştirilecek yeni CBS probları, klinik uygulamalar, gıda analizleri, çevre analizleri ve tarımsal ürünlerin analizleri gibi pek çok uygulama alanı bulacaktır. Bu proje kapsamında önerilen iki çalışma da hızlı ve güvenilir metotlar olarak hastanelerde hassas teşhis/takip gerektiren durumlarda etkili olacaklardır. Bu proje kapsamında üretilecek bilgi de bir sonraki adım olarak düşünülen klinik çalışmalara ve ortaklıklara zemin hazırlayacaktır.