GÜRAY N. T. (Yürütücü)
TÜBİTAK Projesi, 1002 - Hızlı Destek Programı, 2017 - 2018
|
Proje Özeti Önerilen projenin amacı, MCF-7 (östrojen reseptörü
pozitif) ve MDA-MB-231 (östrojen reseptörü negatif) meme kanseri hücre
hatlarına Emodin uygulaması sonrasında farklı ifade edilen mikroRNA’ları
belirlemektir. Emodin (6-metil-1,3,8-trihidroksiantrakinon),
bitkilerin Polygonaceae ailesinden
ve Türkiye’nin doğusunda da bulunan Rheum
türlerinin köklerinden elde edilen, başlıca antrakinon türevlerinden
biridir. Emodin eski zamanlardan beri geleneksel Çin tıbbında kullanılan
bitkilerde bulunan, ilk olarak laksatif olarak kullanılan ve günümüzde
etkilerini çok çeşitli hastalıklarda gösteren bir fitoöstrojendir. Kanser
vakalarında ise tümör baskılayıcı, apotoziz indükleyici, proliferasyon,
anjiyogenez, metastaz engelleyici etkileri bulunmaktadır. Emodin etkilerini
meme, prostat, karaciğer, rahim, akciğer, dil gibi çok çeşitli insan kanseri
vakasında göstermektedir. Kanser gelişimi için genel nedenlere ek olarak,
meme kanserinin hormona bağlı tümör olduğu ve oluşmasında östrojenin önemli
bir rol oynadığı bilinmektedir. Yapısında fenolik halka bulunan bir
fitoöstrojen olan emodin östrojen gibi östrojen reseptörüne bağlanabilmekte
ve meme kanseri hücrelerine antikarsinojenik özellikler gösterebilmektedir. Emodin
antikarsinojenik etkilerini yanlızca östrojen reseptörüne sahip meme kanseri
hücre hatlarında değil aynı zamanda östrojen reseptörüne sahip olmayanlarda
da göstermektedir. Bundan dolayı çalışmamızda, Emodin’in östrojen reseptörüne
sahip olan ve olmayan meme kanseri hücre hatlarındaki etkilerini incelemek
amaçlanmıştır. MikroRNA’lar (miRNA’lar) küçük, protein kodlamayan
fonksiyonel RNA’lardır (19-23 nt). MikroRNA’lar, hedef mRNA’lara bağlanırlar
ve translasyonu engelleyerek ya da bağlandıkları mRNA’ların yıkımını
sağlayarak gen ifadesini regüle ederler. Hücre döngüsü regülasyonu, hücresel
diferansiyasyon, metabolizma, enflamasyon, stres cevabı, apoptoz, metastaz
gibi hücresel süreçleri kontrol ederler. Önemli sinyal iletim yolaklarına
geniş etkilerinden dolayı, mekanizmalarının bozulması, hastalıkların
oluşmasına yol açmaktadır. Kanser bu hastalıkların en önemlilerinden biridir
çünkü miRNA’lar onkogen ve tümör baskılayıcı olarak görev yapabilirler.
Kanserde çoğalan genomik bölgelerde bulunurlarsa onkogen, kromozomlarda
silinen bölgelerde bulunurlarsa tümör baskılayıcı işlevini yerine getirirler.
MiRNA ifade profilleri genellikle, normal ve hasta dokular arasındaki
farklılıkları tanımlamak, belirli hastalıklar için miRNA biyogöstergelerini
belirlemek ve terapötik cevaplar aramak için çalışılmaktadır. Bu çalışmada,
emodin uygulamasının ardından östrojen reseptörü bulunan ve bulunmayan meme
kanseri hücre hatlarındaki gen ifade değişikliğini düzenleyen miRNA’ları
belirlemek ve Emodin’in meme kanseri hücre hatlarındaki gen ekspresyonu
sonrasındaki moleküler mekanizmasıyla ilgili daha derin bir bilgiye sahip
olmak amaçlanmaktadır. Bu çalışmada, emodin uygulaması sonrasında MCF-7 ve
MDA-MB-231 meme kanseri hücre hatlarındaki miRNA ifade profilleri
belirlenecektir. Emodin bir fitoöstrojendir ve antiöstrojenik özellikler
göstererek östrojen reseptörüne bağlanabilmektedir ve aynı zamanda östrojen
reseptörü olmayan meme kanseri hücre hatlarında da antikarsinojenik etkileri
bulunmaktadır, bu yüzden östrojen reseptörü olan ve olmayan iki hücre hattını
karşılaştırmak tedaviye yönelik araştırmaları geliştirecektir. Mevcut durumda
literatürde emodin uygulamasının ardından MCF-7 ve MDA-MB-231 hücre hatlarının
miRNA ifade profillerinin karşılaştırılmasıyla ilgili bir çalışma
bulunmamaktadır, bu yüzden yeni tedavi stratejileri geliştirmek için Emodin’in
bu hücre hatlarının transkripsiyon sonrası mekanizmalarına etkilerinin
belirlenmesi yeni bir yaklaşımdır. Bu çalışmada, miRNA ekspresyon modellerinin
belirlenmesi, miRNAların biyolojik fonksiyon ve regülasyonlarının
belirlenmesinde önemli bilgiler verecektir. Daha önceki çalışmamızda (Sakallı, E. Emodin’in
MCF-7 ve MDA-231 Hücre Hatlarının Biyolojik Aktiviteleri Üzerindeki
Karşılaştırmalı Etkileri; Y.Lisans tezi, ODTÜ), Emodin’in MCF-7 ve MDA-MB-231
hücrelerine bazı biyolojik etkilerini araştırmıştık. Bu çalışmada hücrelere
48 saatlik Emodin uygulamasıyla belirlenen IC50 değerlerine yakın
10 µg/ml emodin konsantrasyonu uygulanarak mikrodizin analizi gerçekleştirmiştik.
MCF-7 hücre hattında apoptozun göstergesi olan Bax/Bcl-2 oranındaki artış
mikrodizin ile gösterilmiş ve qRT-PCR ile doğrulanmıştı. Mikrodizin analiz
sonuçları, Emodin’in, östrojen reseptörü pozitif MCF-7 hücre hattında daha
çok olmakla birlikte, her iki hücre hattında da antikarsinojenik
özelliklerinin olduğunu ve etkilerini hücre döngüsü regülasyonu, hücre
çoğalması, apoptoz, migrasyon gibi hücre süreçlerinde ortaya koyduğunu
göstermişti. Bu çalışmada, önceki mikrodizin analizi ile aynı
uygulama koşulları kullanılarak söz konusu hücre hatlarındaki miRNA ifade
profilleri analiz edilecektir. Çok sayıdaki miRNA ifade profillerini
belirlemek için mikrodizine dayalı miRNA tayini kullanılacaktır. Mikrodizin
sonuçları ve miRNA ifade profillerinin entegre analizi, genlerin farklı
ifadelerini ve transkripsiyon sonrası regülasyonlarını belirleyerek Emodin’in
MCF-7 ve MDA-MB-231 hücre hatlarındaki mekanizmasının daha detaylı
anlaşılmasını sağlayacaktır. Bu şekilde, daha iyi bir tedavi yaklaşımı
belirleyebilmek için Emodin’in iki meme kanseri hücre hattındaki etkilerini
karşılaştırmak mümkün olacaktır. MiRNA’lar, hücrede neredeyse her biyolojik süreci
düzenlerler ve kanser biyolojisinin neredeyse her aşamasında görevleri
vardır. MiRNA’lar, kanser teşhis, sınıflandırma, prognoz ve tedavi
süreçlerindeki rolleri nedeniyle araştırılmaktadır ve kanser başlangıcını,
sürecini ve ileri tedavi yöntemlerini araştırmak için miRNA’ları çalışmak
yeni ve popüler bir alandır. Aynı zamanda ilaç uygulamasından önce özel miRNA
mekanizmalarını anlamak önemlidir. Emodin uygulaması sonrası, östrojen
reseptörü pozitif MCF-7 ve östrojen reseptörü negatif MDA-MB-231 hücre
hatlarındaki miRNA profil farklılıklarının gen ifade farklılıklarıyla
birlikte araştırılması, Emodin’in bu hücre hatlarındaki moleküler
mekanizmasını anlamaya yardımcı olacaktır. Bu entegre analiz, Emodin’in söz
konusu hücrelerdeki etkilerini araştırmak için yeni bir yaklaşım olacaktır ve
bu yüzden elde edilecek bulguların etki değeri yüksek dergilerde yayınlanma
potansiyeli bulunmaktadır. Bu şekilde literatürde bir boşluğu doldurarak yeni
tedavi stratejilerinin yaratılmasını da sağlayabilecektir. |