CHALLENGING PATRIARCHY: THE ACCUMULATION AND TRANSFORMATION OF CAPITALS AMONG RUSSIAN MARRIAGE MIGRANTS IN TURKEY


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: ALEVTINA LEMSKAIA

Danışman: Fatma Umut Beşpınar Akgüner

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez, Rus kadınlarının Türkiye'ye evlilik yoluyla göçünü toplumsal cinsiyet ve iktidar merceklerinden incelemektedir. Ataerki üzerine feminist kuramlar ile Bourdieu'nün sermaye kavramlarını temel alarak, kadınların iki ataerkil toplum arasında nasıl yol aldıklarını ve ekonomik, kültürel, sosyal ve simgesel sermayelerinin göç sürecinde nasıl dönüştüğünü araştırmaktadır. Çalışma, niteliksel bir araştırma desenine dayanmakta olup, evlilik yoluyla Türkiye'ye göç etmiş 29 Rusça konuşan kadınla yapılan yarı-yapılandırılmış mülakatlara ve araştırmacının otoetnografik yansımalarına dayanmaktadır. Analiz, Rusya'dan Türkiye'ye göçün kadınları çoğu zaman göç öncesinde biriktirdikleri beceri ve kaynakların değersizleştiği ikili bir ataerkil bağlama yerleştirdiğini göstermektedir. Bu durum, kadınları sermayelerini yeniden kodlamaya veya yeniden inşa etmeye zorlamaktadır. Ekonomik bağımlılık, yasal engeller, toplumsal izolasyon ve toplumsal cinsiyet temelli beklentiler gibi yapısal kısıtlamalara rağmen katılımcılar, ev içi rolleri müzakere etme, sosyal ağlar kurma, denetimi açık ya da örtük biçimde reddetme ve yeni sermaye türleri geliştirme konusunda dikkate değer bir özneleşme (ajans) sergilemişlerdir. Bulgular, kadınların ne ataerkilliğin pasif mağdurları ne de tamamen özgür özneler olduklarını, aksine mahrem hayatlarını şekillendiren aktif müzakereciler olduklarını ortaya koymaktadır. Bu stratejiler aracılığıyla sergilenen ajans, gelenekselden daha eşitlikçi evliliklere kadar uzanan melez toplumsal cinsiyet düzenlerini ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışma, ataerkil iktidarın ulus ötesi evlilikler içinde hem yeniden üretildiğini hem de sorgulandığını göstererek göç ve toplumsal cinsiyet araştırmalarına katkı sunmaktadır. Ayrıca, göçmen kadınların uyum süreçlerinde diploma ve yeterliliklerin tanınması ile hak farkındalığının önemini vurgulamaktadır. Çalışma, evlilik göçünü kişisel dönüşüm için bir katalizör olarak değerlendirirken aynı zamanda ısrarcı toplumsal cinsiyet hiyerarşilerini görünür kılmakta ve bu olguyu daha incelikli bir şekilde anlamayı mümkün kılmaktadır.